11 Kasım 2005

Etrafındakiler onu hem güldürdü hem düşündürdü

Sezen Aksu'nun başkalarına verdiği her şarkının 'bir koparılma öyküsü' mevcuttur. Ondan beste alanların daha sonra bu şarkıyı Sezen'den nasıl kopardığının öyküsünü anlatmaları da elzem bir durumdur. Bu 'koparılma' öyküleri genelde birbirine benzer. Muhakkak Sezen'in evine uğranılmıştır, Sezen tam o sırada bir beste üzerinde yoğunlaşmış haldedir, misafir sanatçımızın yanında o şarkıyı biraz mırıldanır Sezen ve elbette çok beğenilir dinleyenler tarafından. Sonrası hep aynı 'Alcam, vermiycem, vercen' hikayesi...
Hangi Sezen şarkısı kime yazıldı?
Sezen şarkılarının 'koparılması'ndan önceki aşama elbette bu şarkıların 'kotarılma' anlarıdır. Sezen Aksu'nun hangi bestesini neden, kimin için ve ne zaman yaptığı her zaman merak konusu olmuştur. İlk bestelerinden başlayarak gerek kendi söylediği, gerekse başkalarına kaptırdığı şarkıları hakkında doğru-yanlış bir çok teori dolaşır müzik ve basın çevrelerinde. En çok da bir birliktelik yaşadığı insanlar için yaptığı şarkıların hangisinin kime olduğu üzerinde kafa yorulur.
- Örneğin sözlerini yazdığı ve bestesi Cenk Taşkan'a ait olan 'Dört Günlük Bir Şey'i Sinan Çetin için yazdığı söylenir.
- Bir ara evli olduğu Ahmet Utlu için yazdığı bestelerinden en bilineni ünlü gazeteciyle aynı adı taşıyan 'Ahmet'tir. Bu şarkı da tipik bir şekilde el değiştirmiş ve Sezen yerine Deniz Seki tarafından yorumlanmıştır. Ahmet Utlu için yaptığı bir başka şarkının da 'Seni Yerler' olduğu biliniyor.

- Yine aynı dönemlerde birlikte olduğu marangoz Cem Baba için yazdığı şarkınınsa 'Erkek Güzeli' olduğunda çok kimse hemfikirdir.
- Ölümlerinden önce olduğu kadar öldükten sonra da Aksu'nun hayatında bir hayli önemli yer tutmuş iki müzisyeni ise hepimiz hatırlarız. Bu 'erken ölüm'lerden daha erken geleni Onno Tunç'unkidir. Sezen Aksu, Tunç için sağlığında da, ölümünden sonra da birçok şarkı yapmıştır. Hatta Düş Bahçeleri albümü Onno Tunç'a ithaf olunan bir albümdür. Son büyük Sezen hit'lerinden sayılan 'Tutuklu'nun da Onno için yazıldığı söylenir.

- Aksu'nun diğer büyük kaybıysa Uzay Heparı'dır. Gülümse albümünden sonra çıkan Sezen albümü Deli Kızın Türküsü'nün altında ikilinin ortak imzası vardır. Bu albümdeki şarkılardan özellikle 'Küçüğüm'ün Uzay için yapıldığı bilinir.
- Sezen Aksu'nun kamuoyunun yakından bildiği ilişkilerinin yanı sıra bir de gözden ırak yaşadığı birliktelikleri olmuştur. Örneğin 'Sarı Odalar'ı böyle bir İzmirli işadamı için yaptığı yayılmıştır kulaktan kulağa.

- Halen birlikte olduğu Önder Fırat için yaptığı son şarkı 'Şanıma İnanma' yeni albümünde yer alıyor. Ancak bu Aksu'nun Fırat için yaptığı ilk şarkı değil. 'İstanbul İstanbul Olalı'nın da ona yazıldığı söylenir.
- Oğlu Mithat Can için yaptığı beste 'Kınalı Kuzum' son albümü Bahane'de yer alıyor.

...Başkalarının hayatına
Sezen Aksu'nun besteleri sadece kendi hayatı ve kendi ilişkileriyle sınırlı değildir. Diğer insanların hayatları da ona ilham kaynağı olmuştur çoğu zaman.
- Artık kanlı-bıçaklı olduğu Hıncal Uluç yakın bir zaman önce gazetedeki köşesinde 'Sen Ağlama'yı ilk dinleyen kişinin kendisi olduğunu yazmıştır. Amerikalı karısı Holly'den henüz ayrılan Uluç'u teselli etmek isteyen Sezen'in dilinden, hemen oracıkta 'Sen Ağlama'nın melodileri dökülmüştür.
- Yasemin Penceresi programına konuk olan Gülben Ergen'in Erol Evcil'e olan aşkını gören Sezen çok etkilenmiş ve 'Sandık Lekesi' şarkısı ortaya çıkmıştır. 'Adı Bende Saklı' ise şarkının sözlerini beraber yazdıkları Meral Okay'ın hayatından alınma olduğu söylenmektedir. Bir de Şarkı Söylemek Lazım albümündeki 'Dansöz Dünya' şarkısı vardır ki, o da o günlerde gazetelerin birinci sayfalarına kadar çıkan haberlere göre Tarkan için yazılmış bir şarkıdır.

Sezen'in entelektüel çevresi
Sezen Aksu'nun yanında her zaman entelektüel arkadaşları oldu. Onlardan zaman zaman fikir alışverişlerinde bulundu, evinde ağırladı, hatta bazılarıyla ortak işler bile yaptı. En önemlisi entelektüelleri yanından hiç ayırmadı, onlardan hiç vazgeçmedi.
Ali Saydam'la birlikte yayımcılık yaptı
'1976'da askerdeyken televizyonda gördüm Sezen Aksu'yu ilk kez' diye anlatıyor Sezen Aksu'nun hayatına girişini Saydam, 'Sonranda öğrendim ki onun da ilk televizyona çıkışıymış. 'Kaybolan Yıllar'ı dinledikten sonra onunla tanışmak istediğimi çevremdekilere söyledim, ortak dostlarımızdan Üstün Barışta bizi biraraya getirdi.' Ali Saydam'la Sezen Aksu'nun dostluğu o yıllardan beri sürüyor. Hatta Dönemli Yayıncılık'tan topluca istifa edildiğinde Sezen Aksu, aralarında Ali Saydam'ın dışında Enis Batur, Ömer Madra, Sevin Okyay gibi isimlerin de bulunduğu ekibe destek çıkmak ve yayınlarının sürmesi için yalısını satmayı önerdi. Ancak, ekip bir sermayedar bulmanın daha mantıklı olacağını söyledi. Böylece de Sezen Aksu, Mehmet Ali Yılmaz'la temasa geçti ve Güneş Yayınları bünyesinde ekiple işlere imza attı.
Ahmet Tulgar onunla son söyleşiyi yaptı
Sezen Aksu'nun imtiyaz sahibi olarak gözüktüğü tek dergi olan Boom'da yayın yönetmeniydi. Aksu'nun basın patroniçeliği döneminde çok yakınındaydı, sonra da dostlukları devam etti. Tulgar, Aksu'nun eviyle ilgili dekorasyon dergilerine yazı yazacak kadar yakınındaydı. Hem Ulus'taki hem de Kanlıca'daki yalısının ilk gazetecisi oldu, ilk fotoğrafları bu röportajlarla basına yansıdı. Bu dostluk 2000 yazında Milliyet'teki röportajla sekteye uğradı, dört sene sonra Berlin'de barıştılar.
Ahmet Altan sesini geri getirdi
Gazeteci-yazar Ahmet Altan'ın Sezen Aksu'nun hayatındaki rolü epey önemli. Zira, sesini geri kazanmasını Altan'a borçlu. Aksu'dan dinleyelim: 'Ahmet Altan 'Alexander Tekniği diye bir kitap var' dedi. Adam çok hüzünlü bir şey yaşıyor, sahneye çıktığı anda kilitleniyor. Ben bu kitabı getirttim yurtdışından. Adam aynalarla çevirtiyor odasını ve şarkı söylerken ya da konuşurken vücuttaki organize hareketlerin nasıl bozulduğunu aynalardan izliyor. Çözdüm ben bunu. Allah vergisi, o kadar güçlü bir sesim var ki en olmayacak durumlarda şarkı söyledim.'
Sevin Okyay onun için kitap çevirdi
Dostlukları birlikte çalıştıkları Güneş Yayınları dönemine dayanan Okyay, ileriki yıllarda Sezen Aksu'ya Alexander Tekniği kitabını çevirdi. Her zaman da Sezen Aksu'nun yakın dostu olarak kaldı. Hatta Hıncal Uluç'la Aksu'nun son polemiğinde, Radikal'e Sezen'i savunan bir yazı yazmıştı. Aradığımız Sevin Okyay, Aksu için 'Sezen Aksu benim için, beni duygulandırmasının yanı sıra dönem dönem hislerime de tercüman olmuş iyi bir şarkıcı anlamına geliyor' yorumunu yaptı.
Pakize Barışta'yla feci bir kavga etti
Eskiden Sevin Okyay, Pakize Barışta'nın ağabeyiyle evliydi. Pakize Barışta da 10 parmağında 10 marifet olan bir kadın. Şimdi gazetem.net'i yönetiyor ve reklamcı Üstün Barışta'yla evli. Üstün Barışta için Sezen Aksu 'Ustam' diyor. Hatta, 'Alaturka' klibini de o çekti. Barışta'nın bir başka özelliği de bir dönem Oğuz Atay'la evli olması. Bu konu, yıllar öcne Güneş Yayınları'nın reklam filmi çekilirken Aksu'yla Barışta arasındaki gergin tartışmada da gündeme gelmişti. Pakize Barışta 'Sen bu gözaltlarımdaki şişliği ne olduğunu biliyor musun, bunlar Oğuz Atay'la evli kalmış bir kadının gözaltları' mealindeki sözlerle Aksu'ya çıkışmış ve büyük kavga çıkmıştı. Ancak, dostlukları bugün hala sürmektedir. Hatta pek çok Sezen şarkısında onun sözlerine rastlamak mümkün. Barışta'ya 'Sezen Aksu sizin için ne anlam ifade ediyor?' diye sorduk ve şu cevabı aldık: 'Şefkat... Bence Sezen gerek müziğiyle, gerek davranış diliyle, bize gönderdiği samimiyetiyle, safiyet ve sadakatten oluşan bir 'şefkat'i ifade ediyor. İnsanının ve toplumunun kültürel mirasını da değerlendiren kollayıcı-koruyucu bir şefkat bu. Sezen'in sesi ve nefesi, içimizdeki en kuytu odalarda saklı duyguların ifadesi sanki. Söyleyemediğimiz ama söylemek istediğimiz her şey onun sözcükleriyle ve şarkılarıyla hayata geçiyor adeta. Sezen, acılarımızdan, kederlerimizden, arzularımızdan, bazen de dalgacılığımızdan, dilin en gündelik özelliklerini kullanarak şarkılar yapıyor. O şarkıları çok seviyoruz, 'biz de tam böyle hissetmiştik' diye düşünüyoruz. Hayatın içinde tüketilen en sıradan kelimelerle, en sıra dışı duyguları anlatan ve hepimizin hayatlarına dokunan şarkılar yazabiliyor, o bir yaratıcı çünkü. Yaratıcılar da en sıradan ayrıntıları ve sözcükleri bile bir büyüye çevirebilirler! Sezen'in son albümü Bahane'yi dinliyorum şimdi. Çığlık yok, drama yok, olgun bir fısıltı gibi... Şehrin duvarlarına, odaların duvarlarına, içimizdeki odalara, kocaman kocaman resimler yapıyor sanki, bildiğimiz hayat resimleri işte...'
Ali Bayramoğlu'yla aşk yaşadı
Eski akademisyen ve köşe yazarı olan Ali Bayramoğlu'yle Sezen Aksu bir dönem aşk yaşamıştı. Magazin basınının arşivine göre Aksu'nun adı daha önce, Yeni Yüzyıl'ın yazı işleri müdürü Gürsel Göncü'yle anılmıştı. Ancak daha sonra aynı hafta içinde iki kez Ali Bayramoğlu ile yemeğe çıkınca basına şu açıklamayı yapmıştı - o zamalar gazetecilerle konuşurdu çünkü: 'Ben açık konuşan biriyim. Evet, Ali Bayramoğlu ile ciddi bir arkadaşlığımız söz konusu. İki gece yemeğe çıktık. Yanımızda ortak dostlarımız vardı. İzin verilirse ve 'Bastık... yakaladık' teröründen fırsat bulursak birbirimizi tanıyacağız ve bu konuda en kısa zamanda bir açıklama yapacağız.' Kısa süre sonra ayrıldılar.
Enis Batur'un ardından 'Derlemeci' dedi
Gergedan dergisi bitmiş, Argos'un sahibi Mehmet Ali Yılmaz, Sezen Aksu da yönetim kadrosuna dahil, Ömer Madra, Enis Batur, işte o ekip hep birlikte yayıncılık yapıyorlar. O zamanlar şair-yazar Enis Batur, Figen Batur'dan ayrılmış, hala eşi olan ressam Fatma Tülin'le de aralarının soğuk olduğu bir dönem. Enis Batur'un Güneş Yayınları'ndan ayrılmasından sonra Sezen Aksu'yla aralarında kısa bir dönem aşk başlar. Aksu, daha sonra Enis Batur için 'Ben Murat Belge'den öğrendim, Enis yazar değil, derlemeciymiş zaten' diye konuşur arkadaş çevresinde.
Murat Belge onu ilk dinleyen aydın oldu
Popüler kültürden korkmayan bir sosyalist entelektüel olan Murat Belge, nasıl zamanında Birikim dergisi için Orhan Gencebay'la söyleşi yaptıysa, Sezen Aksu'yu da hiçbir kaygı taşımadan dinleyen ilk aydın olur. Daha sonra yakın arkadaş olurlar ve bir dönem çok sık görüşürler. Aksu, Belge'nin kendisine verdiği destekten dolayı hala minnettardır.
Selim İleri'yle 80'lerde arkadaş oldu
Selim İleri'yle Sezen Aksu'nun ilk karşılaşmaları 80'li yıllara denk düşer. Hümeyra'nın Yıllar Sonra albümüne ismini veren şarkının sözleri İleri'ye aittir ve Sezen Aksu bu şarkıyı birkaç yıl sonra kendi albümünde söylemek ister. Her ne kadar Hümeyra'nın yorumundan bir hayli uzak bir yorum olmuşsa da Aksu-İleri dostluğunu pekiştiren bir şarkı olmuştur 'Yıllar Sonra.' İleri ayrıca, sahipleri arasında Aksu'nun da bulunduğu Argos dergisini kısa bir süre yönetmiştir.
Deniz Türkali onu Cihangir'e tanıttı
Çok iyi arkadaşlar. Dostlukları çok eskiye dayanır. Hatta can dostu tanımı bile uygundur. Kızı Zeynep Casalini bir ara Sezen Aksu'nun vokalistiydi. Deniz Türkali, Sezen Aksu'ya Cihangir Cumhuriyeti'nin yollarını açan kişi aynı zamanda. Önce 5. Kat, sonra da Leyla'yı işleten Türkali, onu Yıldırım Türker'le tanıştırdı.
Yıldırım Türker'e söz yazarı olarak iş verdi
Her şart altında Kraliçesi Sezen Aksu'yu savunan Radikal yazarı Yıldırım Türker, onun için pek çok övgü dolu yazı da kaleme aldı. Hatta bu yazılardan birinin Sezen Aksu imzasıyla yayımlanan 'Hıncal sen bir zalimsin...' olduğu da konuşuldu. 'Ablan Aşktan Öldü', 'Bir Kış Masalı' ve altına her nedense kendi adını koymadığı 'Yaz (Doya Doya Seviş Benimle Hadi)' şarkılarının sözlerini yazdı Türker. Son albümüne isim veren 'Bahane' şarkısının da de sözleri ona ait. Bir ara, Türker'le Aksu'nun birlikte fotoğraflarını basan Star gazetesi, ikilinin aşk yaşadığını iddia etmiş, o zamanlar dazlaklarla sevgili olan Aksu'ya da zamanında uzun saçlı olan Yıldırım Türker'i yakıştırınca 'bu sefer dazlak bulmadı' demişti. Ancak ikisinin de tercihlerini bilenler tabii ki bu haberi bir fars olarak yorumladı.
Gani Müjde ve Tekin Aral'la aynı mizah dergisinde yazdı
Sezen Aksu'nun yolunun memleketimizin mümtaz mizahçılarıyla ilk kesişmesi, 70'li yılların mizah efsanesi Gırgır dergisi sayesinde oldu. Aksu'nun ilk yazıları Gırgır'ın kendisinde değil ama derginin yaratıcıları Aral kardeşlerden Tekin Aral'ın, 70'li yılların sonlarına doğru Günaydın gazetesi için hafta sonu mizah eki olarak hazırladığı Laklak dergisinde yayınlandı. Onun 'Minik Serçe' imajının yerleşmesine vesile olan yazılardı bunlar. Bunda bir serçenin gövdesine kondurulmuş kocaman kulaklı bir Sezen karikatürünün de etkisi olduğu inkar edilemez. (Belki artık hayal meyal hatırlıyoruz ama Sezen'in bir zamanlar kepçe kulakları vardı.) Sanatçı, genç kızlık dönemlerinde bir kız arkadaşıyla ortaklaşa açıp işlettiği kuaför dükkanında yaşadıklarını her hafta ballandıra ballandıra anlatarak, mizah ve mizahçılarla olan bağlarını ilk olarak Laklak'ta oluşturmuştu. Aksu'nun Oğuz-Tekin Aral kardeşler dışında Laklak aracılığıyla tanıştığı bir başka mizahçı, derginin editörü Gani Müjde'ydi. Müjde, daha sonra Sezen Aksu-Uğur Yücel Şov'u yazacaktı.
Şener Şen ve İlyas Salman'la müzikallerde oynadı
80'li yıllarsa ülkemize sadece askeri darbeler değil aynı zamanda 'Müzikal' darbeler de getirmişti. Peş peşe sahnelenen müzikallerden çok azı iş yaptı. Bunlar arasında 1981 yılında Aziz Nesin'in bir romanından uyarlanan Gol Kralı Sait Hopsait de yer alıyordu. Sezen Aksu bu müzikalde bir başka mizahçı İlyas Salman ile başrolü paylaşması için yapılan teklifi kabul etmişti.1982 yılındaysa Sezen Aksu Aile Gazinosu adlı müzikal perdelerini açıyordu. Müzikalde yedi ayrı tipi canlandıran Aksu, Şener Şen ile aynı sahneyi paylaştı. Şener Şen o günlerde henüz Muhsin Bey olmamış ve insanların Süt Kardeşler, Tosun Paşa ve Hababam Sınıfı gibi filmlerden komedyen olarak hatırladığı bir oyuncuydu. Aksu'nun Şener Şen'le olan bağları o günden bu yana hiç eksilmedi. Sanatçı son olarak, Şen'in İkinci Bahar dizisinde konuk oyuncu olarak katılmıştı.
Uğur Yücel'den hiç ayrılmadı
Uğur Yücel Aksu'nun her daim en gözde 'komik adam'ı olageldi. Çok kere birlikte sahneye çıktılar, aynı şarkıyı söylediler, aynı filmde oynadılar. 90'lı yılların başında kendi adlarını taşıyan Sezen Aksu-Uğur Yücel gösterisini önce Oba restaurant'ta daha sonra da halka 'götürülmüş' versiyonuyla Bostancı Gösteri Merkezi'nde sahneye koydular. Aradan geçen 6-7 yılın ardındansa 1997 yılında Kakara Kikiri Show'u yaptılar. Hatta bu şovda Uğur Yücel'in söylediği 'Yalnızlık Senfonisi' yıllarca unutulmadı. İkilinin en son birliktelikleri Uğur Yücel'in yönettiği Show TV dizisi Alacakaranlık'ta oldu. Aksu'yu, dizinin geçen sezondaki birkaç bölümünde Tahir Kemal rolündeki Yücel'in eski sevgilisi Alev rolünde izledik.
Cem Özer'in sürpriz nikahında hazır bulundu
Güldürmek konusunda ismini saymak abesle iştigal olsa da Cem Özer'in de yolu sık sık Sezen Aksu'yla kesişmiştir. 80'li yıllardaki Şan müzikholünde sahneye konan bazı oyunların kadrosunda yer alan Cem Özer'in, bu sayede Sezen'le aynı anda sahne üzerinde bulunmuşluğu olmuştur. Özel TV kanallarının yayına geçmesinin ardından Laf Lafı Açıyor adında bir talk show sunmaya başlayan Özer'in program orkestrasında sahne alan Yıldız Tilbe ve Zeynep Cassalini gibi isimler daha önce Sezen Aksu'nun vokalistliğini yapmıştı. Cem Özer'in Esin Maraşlıoğlu'yla 'güya' sürpriz nikahında da Aksu hazır bulunanlar arasındaydı. En son olarak Sezen Aksu, bugünlerde sinemalarda gösterime giren Eğreti Gelin filminin müziklerine imza attı. Filmde bildiğimiz gibi Özer'in yeni eşi Nurgül Yeşilçay oynuyor.
Beyazıt Öztürk'le Sevgililer Günü'nde sahneye çıktı
Yıllardır istikrarlı bir şekilde Beyaz Show'u sunan Beyazıt Öztürk, bundan birkaç yıl önce programına konuk olarak katılanlara bir defter imzalatıyordu. Toplanan imzaların hedefi Sezen Aksu'nun Beyaz Show'a katılmasını sağlamaktı. Yıllardır hemen hiçbir programa katılmayan Aksu, Beyaz Show'a da katılmadı. Ancak Beyaz'a daha büyük bir ödül vererek geçtiğimiz yıllarda Sevgililer Günü'nde onunla birlikte sahneye çıktı. Böylece hem Beyaz Sezen'le ortak bir şeyler yapma emeline ulaştı, hem de Sezen Aksu 'birlikte sahne aldığı komik adamlar' listesine Beyaz rengini de eklemiş oldu.
Ata Demirer'in yıldızı parlayınca onu da kapıverdi
Sezen Aksu'nun en son 'Sevgililer Günü partneri' Ata Demirer oldu. Son yıllarda, özellikle Avrupa Yakası'ndan sonra en popüler komedyenlerin başına yerleşen Demirer geçtiğimiz 14 Şubat'ta Sezen'le aynı sahneyi paylaşarak bir geleneğin de sürmesini sağladı. Bu yakınlaşmada Avrupa Yakası'nda Demirer'in annesini canlandıran 'efsane kadın' Hümeyra'nın da rolü olduğu söylenebilir. Çünkü Hümeyra ve Aksu'nun uzun yıllardır yakın arkadaş olduğu biliniyor.
Cem Yılmaz'ı da boş bırakmadı
Sezen Aksu geçtiğimiz hafta sonunda Demet Akbağ, Cem Yılmaz ve Yılmaz Erdoğan'la birlikte Hakkari'de depremden zarar görenler için aynı sahneyi paylaştı. Geceye damgasını vuran isimse 'dominant komik karakter' Cem Yılmaz oldu. Gecenin en büyük özelliği, son 10 yılın en çok 'iş yapan' iki erkek komedyeninin birden Sezen Aksu'nun listesine eklenmesiydi. Bir başka 'güldüren adam' Okan Bayülgen de geçen sene Aksu'nun fasıl heyetine dahil olarak sahnede şarkı söyledi.
(26.02.2005 tarihli Akşam Cumartesi'den)

1 Yorum Ekle:

Blogger servis said...

Degerli site yöneticisi,bilgileriniz çok sağlıklıDell notebook teknik servisi başarılarınızın devamını dilerim.

5:07 ÖS  

Yorum Gönder

<< Home

 8o  XMLº 
Blogwise - blog directory
Music Blog Top Sites
blog search directory
Blogarama - The Blog Directory
Proogle.de
Link Dünyası>
Technorati Profile