Uzun yıllardır SEZENinCİLER'in marka sahibi ve Gülşen'le "KADERİM" şarkısına düet yapan ve iyi bir çıkış yakalayan Serhan Sokulgan, Sezen için yapılan partide yine DJ kabininde!
Sizlerden gelen yoğun istek üzerine SEZENinCİLER bu sefer bayram haftası 12 Aralık Cuma günü 22.00'da! Özel kayıtların ve özel dakikaların yaşandığı SEZENinCİLER her defasında çok başka geçiyor...
Kiraz Mevsimi, Kaçak, Lale Devri, Hayatta Başarılar Diliyorum, Kibir, Erguvan, Söz, Yasak Elma, Mış Gibi, Sandık Lekesi, Çok Ayıp, Rahatı Kaçan Ağaç, Çakkıdı, Gönülden Gönüle, Aramıza Yollar, Hayat Beklemez... ve daha bir çok özel şarkıyla buluşmak ve Sezen'ce aynı duyguyla hep beraber eğlenmek isteyenlerle bu gece yine beraberiz...
Yine özel kayıtların çalınacağı gecede Sezen afişleri ve sürprizler sizi bekliyor!
Yer: Stüdio Live Junior Tarih-Saat: 12 Aralık 2009 Cuma 22:00 Adres: Atıf Yılmaz Cad. No: 17/A Beyoğlu Giriş: 15 YTL
Sezen Aksu, stüdyosunu 12 yıl önce kaybettiği büyük aşkı Onno Tunç'un evine taşıdı. Aksu o tarihten beri Tunç'un ev kirasını ödüyormuş .. Yıllar önce Onno Tunç ile büyük aşk yaşayan Sezen Aksu, Kanlıca'daki stüdyosunu, Onno Tunç'un Levent'te oturduğu eve taşıdı. 1996 yılında kendi kullandığı uçağın düşmesi sonucu hayatını kaybeden Onno Tunç'un o tarihten beri ev kirasını ödeyen Aksu, dostlarına "Biz orada çok şarkı yazdık. Bundan sonra şarkılarımda, Onno'nun hisleri de olacak" diyor. Yeni albümünü burada hazırlayan Sezen Aksu, Onno Tunç'un ruhunun da kendisini yalnız bırakmadığına inanıyor. Aksu, son albümüne Onno Tunç için yazdığı 'Yol Arkadaşım' şarkısını koymuştu.
Sevgili Çocuklar, Ne kadar şanslı olduğunuzu biliyor musunuz? Ve küçük bedenlerinize rağmen herşeyi değiştirebilecek ve yapabilecek bir güçle dünyaya geldiğinizi? “Ben daha çocuğum” diyenleriniz vardır belki. Oysa herşeyi değiştirebilecek bir güç var içinizde, yeter ki buna inanın. Çocuk olmanın güzelliğini ve gücünü keşke çocukken bilebilse insan. Siz belki farkında değilsiniz ama insan yaşamının en değerli dönemi çocukluk yılları. Sakın bir an önce büyümeye özenmeyin, tadını çıkarın arkadaşlarınızın, oyunların ve kitaplarınızın... Özellikle kitaplarınızın... Şu anda elinizde bu kitabı tuttuğunuza göre, en azından işin bu kısmını başarmışsınız demektir. Bilmediğimiz ve aslında bilmemiz gereken kocaman bir dünyanın kapılarını açar kitaplar bize. Başka insanları tanırız, başka çocukları, başka ülkeleri, hayvanları, doğayı, evreni... Ne kadar çok bilirsek, kitaplardaki ve çevremizdeki hayatlar üzerine ne kadar düşünürsek, kendimizi başkalarının yerine koyar ve ne kadar çok hayal kurarsak, bizimle beraber hayatlarımız da o kadar büyür. Peki, insanın hayatının büyük olması ne demektir biliyor musunuz? Kocaman bir hayatımız olduğunda bizden başkalarının da olduğunu anlarız bu dünya üzerinde. Mutluluklarımızın, sevinçlerimizin, bizi endişelendiren, hatta bazen üzen şeylerin sadece bizim başımıza gelmediğini, doğal olduğunu ve bizden farklı görünen insanların da aslında bizim gibi hissedebileceğini farkederiz. Başka dilde konuşan, başka dinden olan, başka türlü düşünen, bizimkinden farklı bir ailesi olan ya da bizim hiç bilmediğimiz şeyler söyleyen birini anlayabiliriz. Biliriz ki o da bizim gibi bir insan. İşte o zaman herkesi sevebiliriz. Herkesin eşit olduğunu ve bizim neye hakkımız varsa, aynı şeylerin başkalarının da hakkı olduğunu; onların da bizim ihtiyaç duyduğumuz şeylere ihtiyaç duyduğunu anlarız. Çünkü her insanın hakkıdır mutlu ve özgür olmak, hepimizin sahip olduklarına sahip olmak. Hakkımız olmayan tek şey eşit olduğumuzu unutarak başkasının hakkına zarar vermektir. Büyürken bunları öğrenerek ve bilerek büyürse insan, gerçekten o zaman herşeyi değiştirebilir. Bütün dünyadaki insanlar büyük bir aile gibi kardeşlik ve barış içinde yaşayabilir. Bütün çocukların herkesin mutlu olduğu kocaman bir dünya yaratabilme gücü vardır. Lütfen çocuklar, hayatınızı farklı farklı insanlarla ve fikirlerle büyütün. Büyük hayata çok şey sığdırır insan. Unutmayın, hayatın kocamanı güzeldir...
Sezen Aksu Herkes Özgür Doğar-Resimlerle İnsan Hakları Beyannamesi'nden.
Sezen Aksu, Ajda Pekkan, Nazan Öncel, Aynur, Zuhal Olcay, Aylin Aslım, Şebnem Ferah, Şevval Sam gibi 13 ünlü kadın şarkıcı, seslerini “Dünya Kadına Yönelik Şiddete Son” günü için hazırlanan “Güldünya Şarkıları” adlı albüm için birleştirdi. Türkiye’nin güçlü kadın sesleri, Aile İçi Şiddet Acil Yardım Hattı için bir araya geldi. Sezen Aksu, Ajda Pekkan, Nazan Öncel, Emel Müftüoğlu, Aynur, Zuhal Olcay, Aylin Aslım, Nilüfer, Şebnem Ferah, Şevval Sam, Rojin, Ayten Alpman ve Funda Arar her biri farklı bir kadın duyarlılığını anlatan, üçü yeni 14 şarkı söyledi. Albümün sürprizi ise; 80’li yılların ortalarından itibaren kadın mücadelesinin marşı haline gelen “Kadınlar Vardır” adlı marşın, albüme katkıda bulunan sanatçıların bir kısmı tarafından koro halinde söylenmesi.
Hürriyet Gazetesi’nin beş yıl önce temellerini attığı Aile İçi Şiddete Son! Kampanyası, geçen yıl kurulan Aile İçi Şiddet Acil Yardım Hattı’nın desteğiyle güçlenerek sürüyor. Bu albüm de, bir yıl önce İstanbul Valiliği’nin desteğiyle kurulan Aile İçi Şiddet Acil Yardım Hattı’nın daha çok kadına ulaşabilmesi için yapıldı. Albümün geliri tamamen bu hatta aktarılacak.
Albümün adı “Güldünya Şarkıları”. Çünkü, gencecik yaşında aile içi şiddete kurban edilen Güldünya Tören, bugün Türkiye’de kadına yönelik şiddetin bir sembolü oldu. Bütün suçu, ailesinin istemediği biriyle birlikte olmaktı. Güldünya’nın ve İstanbul’da sokak ortasında kurşunlandı. Ölmedi, hastanede yoğun bakımda hayat mücadelesi verirken, “işi yarım bıraktıklarını düşünen” iki ağabeyi, ellerini kollarını sallaya sallaya içeri girdiler ve “işi” bitirdiler. Onu sevip sarıp kollaması beklenen ailesi, zaten ölüm fermanını çıkarmıştı, yaşadığı köy, suçluları suça iterek ve saklayarak bu büyük günaha ortak olmuştu.
‘Dünya Kadına Yönelik Şiddete Son’ gününde piyasaya çıkan, danışmanlığını Naim Dilmener ve Hülya Demir’in yaptığı albüm için ünlü sanatçı Sezen Aksu, bir şarkı verip Aylin Aslım’ın Güldünya için yazdığı şarkıyı seslendirmenin yanı sıra, bir de yazı yazdı. CD kitapçığında yer alan yazısında şiddetle mücadele için herkesin elini taşın altına koyması gerektiğini belirten Aksu, “Kimi zaman ekonomik, sosyal ya da ruhsal bir eksiklik duygusuyla gücün ispatına girişilen, esip geçilen, dahası tahakküme varan bu otoritenin kültürel değerler dahilinde kabul gördüğü; kimi zaman da koşulsuz sevginin sonuna dek sömürülebildiği, kırılan kolun yen içinde bırakılması dayatılagelmiş bir yer olduğu için, kaynağına yakın yerde kaynar şeytanına uyanların kazanı. Hele kaynak aile içindeyse, ki çoğunu bilmediğimizden eminim, korunmasızlık kimbilir kaça katlanır. Sığınılacak tek adresten kaçıp gitmeyi isteyen, sosyal bir varlık olmasına karşın aidiyetsizlik batağında kaybolan ne çok insan vardır kimbilir. Görünen o ki, insan özünde pusuda bekleyen bu enerji doğru bir formül ile yönetilmediği, yönlendirilmediği ve türlü şekillerde beslendiği sürece, çocuklarımızın potansiyel birer şiddet uygulayıcısına, kendimizin de birer şiddet mağduruna dönüşmesi işten değil” dedi. Albüm için Aksu’nun seslendirdiği, söz ve müziği Aylin Aslım’a ait “Güldünya” adlı şarkıyı Mithat Can Özer düzenledi. Şarkı, Sezen Aksu’nun sesinden, töre cinayetlerinin tamamen yok olması için atılmış bir çığlık. Albümün ikinci parçası “Kadın Dediğin”, Ajda Pekkan tarafından yorumlandı. Bu albüm için Şehrazat tarafından özel olarak yaratılan şarkı, “Kapı açık, arkanı dön ve çık” nakaratından tam otuz yıl sonra, bir kere daha kadınlara, isterlerse “taşın suyunu” dahi sıkabileceklerini hatırlatıyor. şarkının düzenlemesi Volga Tamöz’e ait.
Nazan Öncel, Güldünya’ya, “Leyla”sını hediye etti. “Bir işçinin kızı Leyla”nın ‘hikayesi’ ve müziği Nazan Öncel’e ait. Düzenleme Rock dünyasının önemli isimlerinden Hakan Kurşun’a ait. Popüler müziğimizin “kadından yana” ilk şarkılarından olan “Adım Kadın” ise Emel Müftüoğlu’nun sesinden Bora Ayanoğlu’na, “İyi ki yazdım” duygusu yaşatacak şekilde seslendirildi. Düzenleme Sinan Akçıl’a ait.
Sesiyle ve yorumuyla özel bir isim olan Aynur, Güldünya’ya, gün ışığına çıkardığı bir anonim Kürt ezgisiyle, “Qumrike/Kumrucuk” ile katıldı. Şarkının düzenlemesi, Cemil Koçgün ve Yılmaz Yeşilyurt’a ait. Bir diğer Kürt şarkıcı Rojin, Güldünya için, Şebnem Ferah’ın “Sil Baştan” adlı, artık klasikleşmiş şarkısını kendine özgü üslubuyla yorumladı. Birçok kadına “yeni bir başlangıç yapma” konusunda umut aşılayan şarkının düzenlemesini Ali Haydar Başak yaptı.
Şebnem Ferah, Sezen Aksu’nun sözlerini Meral Okay, müziğini ise Uzay Heparı ile birlikte yazdığı “Masum Değiliz”i yorumladı.
Söz ve müziğini Nilüfer’in yaptığı “Karar Verdim” adlı şarkıyı ise Aylin Aslım seslendirdi. Düzenlemenin altında ise üç imza var: Safa Hendem, Mehmet Ünal ve Aylin Aslım. Nilüfer, Güldünya için, bir Ajda Pekkan klasiğine, “Sana ne Kime ne”ye yeniden hayat verdi. Sözlerini Ülkü Aker’in yazdığı şarkının düzenlemesi Gürsel Çelik’e ait.
Ömrü boyunca kadınlar için kalem oynatmış bir ismin, Fikret Şeneş’in kaleminden çıkan “Ve Tanrı Aşkı Yarattı”yı Ayten Alpman seslendiriyor. Düzenlemeler Sadun Ersönmez’in.
Şevval Sam, Güldünya için çıkınından yepyeni bir şarkısını, “Kibritçi Kız”ı çıkardı. Düzenlemenin altında da Aytekin Ataş ile birlikte Sam’ın imzası var. Zuhal Olcay’ın Güldünya için seslendirdiği “Neyse”, daha önce Funda Arar’ın sesinden dinlediğimiz bir şarkı. Sözleri Burcu Tatlıses’e, müziği Febyo Taşel’e ait. Düzenleme Gürol Ağırbaş’a ait.
Onno Tunç ve Zuhal Olcay tarafından, bir film için özel olarak yazılmış “Dünden Sonra Yarından Önce”yi Funda Arar seslendiriyor. Düzenleme Funda Arar’ı çok iyi tanıyan bir müzisyene, Febyo Taşel’e ait.
Ve Nazan Öncel, Aylin Aslım, Aynur, Nilüfer, Zuhal Olcay, Sezen Aksu ve Rojin tarafından seslendirilen koro şarkısı, “Kadınlar Vardır...” Avukat Filiz Kerestecioğlu’nun hayatın-mücadelenin içinden çıkmış şarkısı, genç kuşağın en yetkin müzisyenlerinden Hacı Mustafa Ceceli’nin yaptığı düzenlemeyle artık daha çok kadının diline düşecek bir marş. Kadın marşı. Türkiye’de feminizmin henüz esamisi okunmaz ve sadece bir grup kadın bir araya gelip birçok şeyi sorgularken bir Asliye Hukuk hakimi, şiddet gören bir kadının boşanma davasını reddetti ve karara şöyle yazdırdı: “Küze susuz ev sözsüz olmaz derler. Kadının karnını sıpasız sırtını sopasız bırakmamak gerek!”
Kadınlar Vardır’ın besteci ve söz yazarı Avukat Filiz Kerestecioğlu, şöyle anlatıyor o günleri: “Bu karar, Dayağa Karşı Dayanışma Kampanya’sını ateşleyen öğelerden biri oldu. İnanılmaz heyecanlı toplantılar yapıyorduk ve bu atmosfer içinde doğdu şarkı. Ben, bir toplantıya ’Bir şarkı yaptım’ diyerek gittim ve ilk olarak o toplantıda söyledim. Sonra aynı heyecanla, İstanbul Yoğurtçu Parkı’nda 17 Mayıs 1987’de yapılan Dayağa Karşı Yürüyüş’te hep birlikte söyledik.”
İşte o marş, Güldünya Şarkıları albümünün, ünlü sanatçılar tarafından söylenen açılış parçası artık: “Susmamız oturmamız/ Hep boyun eğmemiz/ Hayatı seyretmemiz/ İstendi bugüne dek/ Suskunduk ve bekledik/ Yaşandı seyrettik/ Sonunda yeter dedik/ Bir daha susmayana dek/ Kadınlar vardır/ kadınlar her yerde.” Albümün müzik danışmanı Naim Dilmener, “kadın sanatçıların kadınlar için söylediği” bu albüm için kapıları çalınan kadın sanatçıların tamamının, samimiyetle “evet” dediklerini ve bu içtenliğin albümün müzikal yapısına da yansıdığını söylüyor. “Her şarkının farklı zamanlarda, farklı stüdyolarda ve farklı müzisyenlerle yapılıyor olması genellikle bu tür albümlerde çok başlılık ve kalite sorunu yaratır. Projeye katılan kadın sanatçıların bu işi çok ciddiye alarak yapması ve gerçekten gönüllerini birleştirmesi müzikal kaliteyi yukarı taşıdı. Güldünya Şarkıları albümünde bu sosyal faydanın yanı sıra sanatsal kalite de çok yükseldi”. Aile içinde kötü muamele ve şiddete maruz kalan kadınlara, yasal, psikolojik ve tıbbi destek sağlamak amacıyla 15 Ekim 2007’de kurulan ve 7 gün 24 saat hizmet veren Acil Yardım Hattı’na bir yıl içinde 11 bine yakın arama yapıldı. Bu aramaların sonucunda 2563 mağdura yardım edildi. Kurulduğu günden bu yana Türkiye’den ve yurtdışından binlerce telefon alan Acil Yardım Hattı’nın 2009 yılında 81 ilde aktif olması hedefleniyor.
Acil Yardım Hattı için özel olarak düzenlenmiş bir teknik donanıma sahip olan hatta, telefonlara sadece uzman psikologlar cevap veriyor. Ayrıca İstanbul Barosu’na kayıtlı bir avukat da hukuki danışmanlık için hattın başında hazır bulunuyor. Arayan kişilerin bilgileri gizli tutuluyor. Ancak polisin müdahale etmesini gerektiren riskli durumlarda psikologlar ilgili bölgedeki projeyi destekleyen emniyet birimini haberdar ediyor.
Sezen Aksu, Ankara'daki konserinde Türkiye'nin son dönemdeki ekonomik kriz ve terör konusuna dikkati çekerek anlamlı bir konuşma yaptı. Ünlü sanatçı Sezen Aksu’nun Ankara’daki konseri, sanatçının farklı bir konuşmasına sahne oldu. Her konserinin açılış konuşmasını esprilerle süsleyerek dinleyicilerine bir stand-up şovu yapan Aksu, bu kez daha ciddi bir konuşma yaptı. Türkiye'nin son dönemdeki durumundan kaygı duyduğunu dile getiren ve "İnsanlar mutsuzken, ben mutlu olamam" dedi. Aksu ayrıca dinleyicilerinden yaşananlara karşı sessiz kalmamalarını rica etti. Konserine hala dillerden düşmeyen eski şarkılarıyla başlayan Sezen Aksu, “Ben tek başıma ne yapabilirim diye düşünüyorum. Bir insanın bireysel öz gücünün farkına vardığı andan itibaren yapabileceklerini düşünüyorum. Kapımızın önünü süpürürsek, hepimiz şöyle ucundan kıyısından tutarsak, inanıyorum ki çok daha güzel şarkılar paylaşacağız. Geceleri çok daha rahat uyuyacağız. İçimiz kanamayacak hiç durmadan. Olacak, sessiz kalmamanızı bilhassa rica ediyorum. Sezen Aksu’nun Anadolu Gösteri Merkezi’ndeki konserini izlemeye gelen 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ve eşi Semra Sezer, ünlü sanatçıyı kuliste ziyaret etti.