31 Aralık 2007

Deli Kızın Şifresi

Korhan Bozkurt`un gösterimde olan O Kadın filmi Sezen Aksu şarkılarının öyküsünün klibi. Biz de Aksu`nun her biri hit olan şarkıları üzerinden portresini yazdık. Peki Aksu`nun sırrı nedir diye sorsanız toplumsal dönemleri ve bu dönemlerin yarattığı duyarlılıkları yakalaması derim..
1976 yazının tam ortasında Hora yorgun güvertesine bir ülkenin onurunu yüklemiş, meşhur kıta sahanlığında sismik araştırmalar yapmak için Yunanistan `ın tehditlerine rağmen Ege `ye açılmıştı. Ordu ve ülke teyakkuzdaydı... Amerikan ambargosuna kimsenin aldırmadığı, export Samsun sigarası, Müjde Ar dekolteli televizyon dizileri ve Trabzonspor `un şampiyonluğu ile mutlu olunan günlerdi... Yollarda Türk dizaynı Anadollar geziniyordu ve doların kaç para ettiği üç beş kaçakçı dışında kimseyi ilgilendirmiyordu... Melike Demirağ `ın Arkadaş adlı parçasıyla gerçek bir patlama yapan Türk popunun zirvesinde İzmir `li Aylin Urgal Sen Yarattın Beni adlı 45`likle yer alıyordu. Ziraat Fakültesi `ni yarıda bırakmış bir genç kızın 50 tane satan ilk albümünden sonra ikinci 45`liği tam da bu günlerde piyasaya çıktı: Yaşanmamış Yıllar. Yine İzmir `den gelen Sezen Aksu buğulu sesiyle çok dikkat çekti. Ancak asıl ününü üçüncü albümündeki çocuksu neşeyle sağladı; "Seni gidi vurdumduymaz, seni gidi yaramaz..." Dört yıl önce İzmir `de PTT `de bir santral memuru olan, Ziraat Fakültesi `ni yarıda bırakıp İzmir Radyosu Sanatçılar Derneği `ne devam eden bu genç kız daha 25 yaşında üne ve paraya kavuştu.

12 Eylül Sanatçısı
1978 yılında üçüncü 45`liği Kaybolan Yıllar ülkenin dört bir yanında silah sesleri, bombalar ve cinayetlerle birlikte yükseldi ve Türk popunun en klasik parçalarından biri oldu. 12 Eylül günü saat 04.00`de askeri darbe her şeyi değiştirdiğinde Kaybolan Yıllar da başka manalarla söylenir oldu. Sezen Aksu `nun böyle bir derdi olmasa da Kaybolan Yıllar darbenin hayatımızdan alıp gittiklerini seslendiriyordu. Aynı yıl çıkan Serçe albümü, özellikle daha popüler biçimde yorumladığı Türk Sanat Müziği klasikleriyle bu genç kızın `görüntüyü` de `tarzı` da herkesten daha iyi kavradığını gösteriyordu. Gerisi çorap söküğü gibi geldi. Sezen Aksu 80`li yıllarda adeta bir cendereden geçirilen Türk toplumunun ruhunu yakından izlemeyi ve cenderenin ürünlerini hasat etmeyi başardı. Müzik piyasasına "Acelen ne bekle Firuze ," diyerek sağlam bir damga vururken `kentli kadını` da keşfediyordu. Bu albümü ikişer yıl arayla Sen Ağlama ve Git albümleri izledi. Hepsi zirve için birer adım niteliğindeydi. Tuhaftı ama Malatyalı Başbakan Turgut Özal `ın liberalizminin ürünü olan `kentliler` kendi yalnızlıklarını, kentliliklerini ve belki de seçkinliklerini Sezen Aksu ile yakalar oldular. Sezen Aksu tarihinin en önemli albümü 1991 yılında çıkardığı Gülümse oldu. Aysel Gürel ve Onno Tunç ile çalıştığı bu albüm inanılmaz bir satış grafiği yakaladı. Albümdeki her şarkı hit oldu, hâlâ radyoların liste başı şarkıları. Albüme adını veren şarkının sözleri Kürt siyasetçi Kemal Burkay `a aitti. Doğulu bir ozan olan Burkay `ın bu şiiri Aksu `yla kentlilerin `politika dışı` bunalımına tercüman olmuştu. Bu albümle Sezen Aksu herkes tarafından dinlenmeye başlandı. Bir nevi ortak ses oldu. Hazin şarkıları ayrılık yaşayanların gözünde ağlamaya dönüştükçe popüler oldu. Ayrıca yaptığı müzik hiçbir kalıba girmiyordu. Hem Batı müziğinden hem poptan hem de arabeskten izler taşıyordu. Deli Kızın Türküsü albümündeki Küçüğüm ve Masum Değiliz , Gülümse `nin başarısını sürdürdü. Bu albüm Aksu `nun kendisinin de artık zirvede olduğunun farkında olmasıydı. Aksu `nun hayatındaki acı dönemeçlerden ikisi bu günlerde önüne çıkacaktı. Müziğinde önemli bir rolü olan Uzay Heparı ve ardından Onno Tunç iki yıl arayla yaşamını yitirdi. Aksu , 1995`te çıkardığı Işık Doğudan Yükselir ile bu kez yüzünü Anadolu `ya döndü. Hatta albümde iki şarkıdan oluşan ama sözlerinin bir bölümü Bingöl adlı Ermenice şiirden alınma olan Var Git Turnam da yer aldı. Sonra Şarkı Söylemek Lazım , Yaz Bitmeden , Bahane ve Kardelen albümleri... Neredeyse tüm Türkiye `yi kaplayan bir dinleyici ve hatta hayran kitlesi oluşturdu. Sanki Türkiye `yi temsil ediyor. Ama Sezen Aksu `nun en büyük sırrı ne diye sorduğumda `duyarlılık ustası` diyebilirim. Toplumsal dönemleri ve bu dönemlerin yarattığı duyarlılıkları en iyi koklayan ve yakalayan sanatçılardan biri... Belki birincisi... Bir anlamda bu dönemlerde oluşan duyarlılıkları pazarlıyor, satıyor. Aksu `ya bu yüzden 12 Eylül şarkıcısı da diyebiliriz ama bu kesinlikle kötü bir anlama gelmez. Yaşanan acıları sanki bir oyun oynarcasına başka bir dille ifade edebilmek durumu. Ya da insanlar o dili buldu Sezen Aksu `da. Diyarbakır `daki Nevruz kutlamalarında sahne aldığında 500 bin kişi onu dinlemek için meydanı hınca hınç doldurmuştu. Tabii `terör bitti` denilen bir dönemde. İstanbul ve Ankara gibi büyük kentlerdeki insanlar bile Aksu `nun yaratacağı efsaneyi görmek için Diyarbakır `daydı . Evlatlarını faili meçhul cinayetlere kurban veren Cumartesi Anneleri için Cumartesi Türküsü , aileleri tarafından okula gönderilmeyen kızlar için Kardelen albümü, geçtiğimiz günlerde barış için düzenlenen kampanyaya Gandhi `nin "Göze göz, dünyayı kör eder" sözüyle verdiği destek de bu duyarlılığın rastlantı olmadığının göstergesi. Aslında Sezen Aksu `nun yaptığı müzik kadar ortaya çıktığı dönemler de ilginç. Sadece bu dönemlerde kamuoyunun önüne çıkıyor. Geri kalan zamanlarda hayattan elini eteğini çekiyor. Tıpkı kendi içine çekilen filozoflar gibi Aksu yılın belli dönemlerinde aylarla ifade edilebilecek `duygusal dönemler` yaşıyor. Bu günlerde kesinlikle dışarı bile çıkmıyor. Sadece çevresindeki belli isimlerle görüşüyor. Bir bilge, filozof edasıyla. Benim Sezen Aksu olgusunu anlamam için üç şarkı ve arkasında üç kocaman öykü yetti. Birincisi Son Bakış. "Aman aman acı yüzler/ kurşun gibi izler / son bakıştaki o gözler kaldı aklımızda" sözlerini 12 Eylül döneminde yaşı büyütülerek idam edilen Erdal Eren için söyledi. Eren `in idam edilmeden önce çekilen son fotoğrafı bu kadar güzel anlatılabilir. İkincisi Deniz Gezmiş `in adına ithaf edilen Lâl ve üçüncüsü de Adnan Menderes `in ünlü "Muğber değilim" sözlerine atfen yapılan Dargın Değilim ...

Aksu Cumhuriyeti
Peki ya bugün pop müziğin önemli bir kesiminin Sezen Aksu `nun gölgesinde yetişmesine ne demeli. Aşkın Nur Yengi `den başlayarak Levent Yüksel , Sertab Erener , Yıldız Tilbe , Harun Kolçak , Hande Yener ve Işın Karaca bu isimlerden sadece birkaçı. Üstelik hepsi farklı çizgilerden. Her bir ismi ünlü edecek, popüler kılacak bestelerini, şarkılarını vermekten çekinmedi. Ama yetişen her ismin tepesinde Sezen Aksu yer aldı. Yani onlar ünlendikçe Sezen Aksu da daha popüler, hatta müzik üstü bir çizgiye ulaştı. Müzikte büyük bir bölünme oldu; Sezen Aksu ve çevresi ile onun dışında kalanlar. Gerçi dışında kalanların ne kadar şansı kalıyordu, o ayrı bir konu. Nazan Öncel `in son yıllardaki çıkışı, yeni isimleri Sezen Aksu çevresine girme zorunluluğundan kurtardı. Aksu `nun çevresinde oluşan bu grupta sadece müzisyenler yer almıyor, edebiyatçılar, yazarlar hatta futbol kulübü yöneticileri bile var. Ama son birkaç yıldır bu klan çatırdamaya başladı. Müzisyenlerden farklı sesler çıkmaya başladı. Bunun en son örneği Niran Ünsal oldu. 70`li yıllarda günlük hayatın dört bir yanında karşı karşıya kaldığımız aşırı gerçeğin ve çatışmanın yanında birazcık olsun hayallerimizi bize veren Sezen Aksu şimdi ne ifade ediyor? Politika ve politikacılar giderek daha çok yuhalanırken, Sezen Aksu imparatorluğunun ve karizmasının yüceltilmesi Türkiye `ye özgü bir `peronizm ` vakası sayılabilir mi? Bir tür imtiyazsız sınıfsız kaynaşmış kitle, Sezen Aksu cumhuriyeti... Sadece kadına, erkeğe indirgenmiş, hüzünlü, biraz kırgın ama hayatla bir derdi olmayan insanlar, kentliler... Enflasyonun olmadığı, başörtüsünün mesele yapılmadığı, Kürtlerin sadece şiir yazdığı, cinayet işlenmeyen, gaspa uğranmayan CD `lerden, terk etme ve edilmeden ibaret duyarlılıklardan, açıkhava konserlerinden ibaret bir ülke... Peki gerçekliğe ihtiyacımız yok mu? Eğer öyleyse Sezen Aksu ile `dolu dolu` geçen yıllar her gün gerçekliği duyarlılıkla geçiştirdiğimiz Kaybolan Yıllar olabilir mi?

Sabah

29 Aralık 2007

Sezen Aksu'nun ilk bestesi "Kır Çiçeği", Suzan Kardeş'in "Bekriya" albümünde...

Sezen Aksu’nun 16 yaşında yaptığı ve ilk bestesi olan “Kır Çiçeği”, Türk Sanat Müziği eseri olmasıyla da diğer bestelerinden ayrılıyor.
Bir çoğumuzun kulağında yer etmiş Türk Sanat Müziği eserlerinin seslendirildiği Suzan Kardeş’in “Bekriya” albümünde farklı bir Sezen Aksu eseri yer alıyor.
Sezen Aksu’nun ilk göz ağrısı olan Türk Sanat Müziği dalında 16 yaşında yaptığı “Kır Çiçeği”, aynı zamanda kendisinin ilk bestesi olma özelliğini de taşıyor. Albümde bu eseri Sezen Aksu ve Suzan Kardeş birlikte seslendiriyor.

Eserin sözleri ise şöyle:

Kır Çiçeği
Hiç olmazsa bir kere gel aşkımızın mezarına
Ne gül, ne zambak
Kır çiçeği yeter de artar beni anmaya
Bir dolu ümit, bir dolu inanç
Hepsi uçtu gitti havaya
Ben yaşıyorum, içim öldü
Çünkü onu gömdüm toprağa

28 Aralık 2007

Suzan Kardeş - Bekriya


25 yıldır birçok ünlünün makyözlüğünü yapan Suzan Kardeş, sanat müziği eserlerinden oluşan bir albüm çıkardı.
Sezen Aksu'nun da desteğiyle "Bekriya" adlı albümünü tamamlayan ve DMC etiketi ile piyasaya süren Suzan Kardeş: "Kızım Begüm, Londra'da okuyor. Bazen telefon açıp 'Anne bana bir şarkı söylesene' der. Ben de bir CD hazırlayıp, ona armağan etmeyi düşünüyordum. Sonra bir gün Sezen Aksu aradı ve 'Yarın stüdyoya giriyorsun' dedi. Şok oldum. Sanki yüreğimden geçenleri okumuştu."
diyor.
Albümde yer alan parçalar şöyle:


1. Bir Kızıl Gonca
Beste: Amir Ateş Güfte: Melek Hiç
2. Bülbül ve Gül
Beste & Güfte: Zeki Müren
3. Körfezde Akşam
Beste & Güfte: Yusuf Nalkesen
4. Yüce Dağdan Esen Rüzgar
Beste & Güfte: Selahattin Pınar
5. Kapıldım Gidiyorum
Beste: Kaptanzade Güfte: Ömer Bedrettin Uşaklı
6. Neyleyim Köşkü
Beste: Kadri Şençalar Güfte: Celal Ertan
7. Dağlar Dağlar Viran Dağlar
Beste & Güfte: Anonim
8. Yarim İstanbul'u Mesken Mi Tuttun / Köşküm Var Deryaya Karşı / Alişimin Kaşları Kara
Beste & Güfte: Ahmet Gazi Ayman
9. Bir Dalda İki Kiraz
Beste & Güfte: Anonim
10. Ayağına Giymiş Sedef Nalini
Beste & Güfte: Anonim
11. Şahane Gözler Şahane
Beste & Güfte: Anonim
12. Batan Gün Kana Benziyor(Şenka'ya)
Beste: Avni Anıl Güfte: Reşat Özpirinççi
13. Prozit
Beste & Güfte: Saadettin Kaynak
14. Kır Çiçeği (Sezen Aksu Düet)
Beste: Sezen Aksu Güfte: Sezen Aksu

24 Aralık 2007

Sezen Aksu & İbrahim Tatlıses - Rakı İçtim Şarap İçtim



link

atv / 1998

23 Aralık 2007

Sezen Aksu, 2008 yılının ilk aylarında Hollanda ve Almanya'da

Sezen Aksu, 2008 yılının ilk aylarında Rotterdam ve Berlin’de konser veriyor.

Sezen Aksu, 30 Ocak 2008 tarihinde Rotterdam’da Congres en Concertgebouw De Doelen’de konser verirken, 1 Şubat 2008’de de Berlin’de Tempodrom’da dinleyicileri ile buluşacak.
Biletler hakkında ayrıntılı bilgi şu internet adres ve telefonlarından edinilebilir:
Rotterdam (1 Aralık 2007'den itibaren şatışa sunulmaktadır)
http://www.dedoelen.nl/ - (010) 217 17 17

Berlin (16 Aralık 2007'den itibaren satışa sunulmaktadır)
http://www.tempodrom.de/ - (030) 695 33 885

Aşk için

Şair “Mutlu aşk yoktur” derken ne kadar haklı ise de, aşktan vazgeçilmez.. Sezen Aksu şarkılarından oluşan “O Kadın “filminin Eçev yararına gerçekleştirilen İzmir galasında bu çıplak gerçek bir kez daha çarptı yüzümüze.. Aşkın sonu hüsran olsa da aşksız bir yaşam düşünülemez.. Ya seçimlerimiz? Hangisi doğru? Doğru dediğimiz mi yanlış, yoksa yanlış dediğimiz mi doğru? Tam bir bilnmeyen.. “O Kadın” filminde karakterler arasındaki bağ, diyaloglar yerine, ustaca seçilmiş şarkılarla kurulmuş. Böylece, sinemanın vazgeçilmez öğelerinden olan müzik, bu filmde en üst sınırda ve en anlamlı şekilde kullanılmış. Sezen Aksu ’nun seslendirdiği ve yıllar boyunca belleklerimize kazınan 18 şarkı , sinemanın etkili görsel derinliği ile birleşmiş.. Sezen ’in film için özel hazırladığı “Beşik” ise dört dörtlük bir şarkı .. Filmin yazma aşaması 2 yıl, pre -productionu 1 yıl, çekimi 6 hafta, post-productionu 3 ay sürmüş.. Senaryo 600’e yakın sahneden oluşmuş.. Kurgu ise 3000 plana yakın... Türk sineması ortalamasına göre 3 kez fazla plan.. 200 kutu civarında negatif film harcanmış.. 2 milyon dolarlık bir bütçe var.. Filmin konusu şöyle.. Yeşim kariyer sahibi ve varlıklı bir moda tasarımcısıdır. İşadamı Bülent ile uzun zamandır süregelen beraberlikleri evlilikle sonuçlanmak üzere iken Yeşim , Okan ’la karşılaşır. Bir müzisyen olan Okan ’ın özgür, gizemli tavırları Yeşim ’i cezbeder. Nokta konamayan ilişkiler ağı, üç insanın hayatını bilinmeyen bir kadere sürükler. Sonuçta hayatın içinden gelen bu aşk hikayesi, içinde herkesin haklı olduğu ama aynı zamanda da herkesin yaralı olduğu bir çıkmaza girer. Filmin yönetmeni Korhan Bozkurt “Benim için bu film bir hayaldi. Aklımın bir köşesinde belki de doğduğum andan itibaren şekillenmeye başlayan bir hayal. Ve zaman bu hayali gerçekleştirmek için gerekli bütün unsurları toplamam için yetti. Belki aldığım müzik eğitimi, belki dinlemekten bıkmadığım müzik, belki okul yıllarım, belki de asistanlık yıllarım üstüne ekledi, şekillendirdi. Belki de isyanlarım, yeniyi bulma, alışılagelmişin dışına çıkma arzularım... Ve tabi ki ben büyürken yanımda olan Sezen Aksu şarkıları” diyor “O Kadın” için.. Filmde Yeşim ’i canlandıran, arkadaşlarının soğuk olması nedeniyle “No Frost” adını taktıkları Selin Demiratar , tüm sıcaklığı ve güzelliği ile İzmir galasında bizlerle beraberdi. Selin , 99’un Miss Globe yıldızı.. Daha lise 2’de yani 16 yaşındayken taktı kraliçelik tacını.. Çocukluğundan beri içinde olan oyunculuk sevgisini Antalya Belediye Tiyatrosu ’nda aldığı kurslarla pekiştirdi. Lise sonrası geldiği İstanbul ’da dizi filmlerle (özellikle Lise Defteri ve Acı Hayat ) kendinden söz ettirdi. Gişesi yüksek sinema filmlerinde de yan roller alan Selin , yönetmen Mustafa Altıoklar ’la evliliğin eşiğinden dönmesiyle de tanınıyor. Ailesi hala Antalya ’da.. “Ailem konusunda çok şanslıyım, çok tatlı bir annem var. Babam, abim, kardeşim de öyle... Babam emekli astsubay ve çok iyi bir trompetçidir. Annem ev hanımı, abim kamera asistanı, kardeşim de okuyor” diye anlatıyor ailesini.. Ortaköy ’de oturuyor ama sevdiği mekanlar daha ziyade Bebek’te.. Kanyon ’da alışveriş ve sinema keyfi yanı sıra at binmek zevkleri arasında.. İletişim tasarımı okuyor.. Çoğu onu Penelope Cruz’a benzetiyor..
“O Kadın” 1.5 saatlik klip şeklindeki eleştiriieri haketmeyen bir yapıt.. Türk sinemasında bir ilk.. Ve bir beşik gibi sallıyor seyredeni...

Prof.Dr. Erkan Sevinç

13 Aralık 2007

Şarkıları çaldılar altına imza attılar

Ünlü radyocu Michael Kuyucu, Yunanlı şarkıcıların Türk bestecilerin eserlerini çaldığını ortaya çıkardı. Sezen Aksu, Atilla Özdemiroğlu ve Ege gibi isimler yasal işlem başlattı..
Sık sık Yunan ve Arap müziklerini çalmakla suçlanan Türk besteciler bu kez kendi şarkılarının çalındığı iddiasıyla dava açtı. Eser hırsızlığını fark eden ise radyocu Michael Kuyucu oldu. Radyo Mega'nın genel yönetmeni olan Kuyucu, iki yılık çalışmasının ardından hangi bestelerin, kimler tarafından çalındığını ortaya çıkardı.
Sezen Aksu, Nazan Öncel, Atilla Özdemiroğlu, Ege, Nezih Ünen, Suat Aydoğan, Ersay Üner, Halil Karaduman, Yeni Türkü ve Cengiz İmren'in besteleri, Yunanlı şarkıcıların albümlerinde yer aldı. Ancak albümlerde beste sahipleri olarak bu isimler değil Yunanlı bestecilerin adı yazıldı.

İşte kimlik değiştiren şarkılar
* Sezen Aksu bestesi 'Hepsi Senin mi'; Lefteris Pandacis tarafından 'Kegome Keyome' adıyla yorumlandı. Besteci olarak Mikail Alexis yazıldı.
* Ege'nin 'Yaz Aşkım'ını; Andonis Demos, 'Maden Ginete' adıyla yorumladı. Besteci bölümüne George Theofanos yazıldı.
* Atilla Özdemiroğlu'nun bestesi 'Petrol'; Dukissa'nın albümünde 'Aman Petro' oldu. Besteci bölümünde Atilla Özdemiroğlu'nun adı vardı ama izni alınmamıştı.
* Özcan Deniz'in seslendirdiği Nezih Ünen bestesi 'Anlayamadım'; Marianda Peridis'in albümünde 'Mono An İsoun Trelos' oldu. Besteci olaraksa Mustafa Sandal yazıldı.
* İbrahim Tatlıses'in 'Gülümse Biraz'ını; Thanasis Komnios, 'Ftiaksemou Enan Kafe' ismiyle seslendirdi. Besteci olarak Hristodoulopoulos'un adı vardı.
* Nazan Öncel'in bestesi 'Of Of' önce Keti Garbi tarafından 'Stohos' adıyla, sonra ise 'Of Of' olarak Georgeos Xanthiatis tarafından yorumlandı. Beste bölümüne ise anonim yazıldı.
* Yeni Türkü'nün eseri 'Destina', Andonis Kalogiannis tarafından orijinal adıyla ama Giannis Ioannou derlemesi diye seslendirildi.

Sezen'in kaybolan şarkıları

Sezen Aksu hayranları bu cuma vizyona girecek 'O Kadın' filmini izleme fikrini muhtemelen pek cazip bulacak. Zira film vizyona girmeden önce onun Sezen şarkılarından senaryolaştırılan bir aşk filmi olduğu duyuruldu. Dünyaya baktığımız zaman bu tarz işler dünya sinemasında da ziyadesiyle yapılıyor. Hatta buna örnek vermek gerekirse; geçen ay izlediğimiz Beatles şarkılarıyla bezeli 'Across the Universe' gibi yeni bir müzikal örneği verilebilir.

Beatles neyse Sezen o!
Entelektüel veya değil, hemen her kesime ulaşabilmesi açısından dünyada Beatles, neyse bizde de Sezen Aksu o. Gişesi de garantili olabilecek bir film yapma niyeti gayet cazip, hatta mahzuru da yok! Lakin bizim oyuncuların şarkıları sette canlı veya olmadı sonrasında stüdyo kaydında söylemesi nedense beklenmemiş. Ama bu 'O Kadın'ın en önemsiz problemi sayılıyor. Bir kere 'O Kadın' diyalogsuz bir film; ana karakterlerde ses yok görüntü var. Yani; aşk ve tutku ateşlerinde telef olarak varoluşunu sorgulayan fanileri anlatan şarkılı 'bir sinema filmi' bekliyorsunuz. Çünkü televizyonlarda bedava dönen kliplere alternatif, kalkıp sinemaya gideceksiniz. Filmle ilgili olarak; herhangi bir klipteki kadar entrika ve atraksiyonlu olduğunu söyleyelim. Dolayısıyla bir duygu açılımı, derinlik bekleme hakkınız doğuyor. Ancak klip estetiğinin ötesinde klibin ta kendisi karşımızdaki.... Güzel kadın, cazip erkek kontenjanından oyuncular da rol yapmıyor, bildik klip tadında pozluyorlar. Bu klipler zincirini bağlama işlevini görmek üzere ustaçekirge kıvamında aralarda görünen Erol Günaydın ile Nefise Karatay'ın aşkın doğasını felsefi olaraktan çözme gayretleri ise hakikaten komik! Hayret! Çünkü 'entel' yaftasıyla 'ti'ye alarak bir kesimin öyle konuştuğunu farz eden anlayışın ta kendisi hakim... Kuru gürültü yani... Yönetmen ve senarist Korhan Bozkurt'un çok şık icra ettiği reklamvari görüntülerin bazısındaki açı yanlışlığı da şaşırtıcı. Çünkü 'esas oğlan' Tardu Flordun'un 'cool' görünmesi düşünülen hareketleri, kendisiyle karate yapıyormuşçasına sakil. Öyle ki belki 'absürd bir yaklaşım vardır' diye umuyorsunuz ama sanatsal bağlamda yok maalesef. 'Kral TV estetiğinden film olmaz'dan ziyade 'Sezen Aksu hissiyatını' eksik tercüme etmeyi becermek de ayrı mevzuu!

Esin Küçüktepepınar / Sabah

Sezen Aksu'nun sağlık durumunu hakkında açıklama...

Değerli üyelerimiz ve ziyaretçilerimiz,
Sezen Aksu, viral enfeksiyon nedeniyle bir gün kaldığı kaldığı hastaneden taburcu olmuştur.
Olası bir ilerlemeyi kontrol altında tutabilmek ve bu vesile ile genel sağlık kontrollerini yapabilmek amacıyla hastanede kalan Sezen Aksu’nun doktorları tarafından sağlık durumunda ciddi bir durum olmadığı bilgisi verilmiştir.
Söz konusu gelişme ile ilgili olarak Sitemiz üzerinden ve çeşitli yollardan geçmiş olsun dileklerini sunan herkese nezaket ve içtenliklerinden ötürü teşekkür ederiz.

Saygılarımızla,
SN Müzik

resmi site

02 Aralık 2007

Yaprak Dökümü'nde Sezen Aksu şarkısı

Kanal D ekranında ilgiyle izlenen "Yaprak Dökümü"nün bugün soundtrack albümü piyasaya çıkıyor.
Dizinin içinde yer alan müziklerin kullanıldığı albümde ayrıca Sezen Aksu'nun söz ve bestesini yaptığı, Ferhat Göçer'in seslendirdiği "Takvim" adlı bir şarkı da bulunuyor. Dizideki "Necla" karakterine birebir uyan şarkının aranjesini ise Ozan Doğulu yaptı. Dizinin yapımcısı Kerem Çatay, "Bu albümde Sezen Aksu imzasının oluşu bizim için çok özel bir durum. Kendisine ne kadar teşekkür etsek azdır. Ayrıca albümü koleksiyon kutusu gibi hazırladık. İçinde 21 şarkılık CD'nin yanı sıra Yaprak Dökümü posteri var" dedi.

ENBE'nin albümüne misafir olmak istedi

Pavarotti, Barry White, Richard Clayderman, Goran Bregoviç gibi ünlülerle 2 binin üzerinde konser veren ENBE Orkestrası; pop albümü çıkardı.
ENBE Orkestrası; Almanlar’ın dünyaca ünlü James Last Orkestrası’ndan sonra dünyanın en çok konser veren grubu olma özelliğini taşıyor.

Behzat Gerçeker yönetimindeki orkestranın albüm projesini duyan Süperstar Ajda Pekkan; "Ben de bu albümde konuk sanatçı olarak yer almak istiyorum" dedi ve 'Sevdiğim Adam' adlı şarkıyı seslendirdi. Şimdiye kadar sadece özel davetlerde ve yardım amaçlı gecelerde sahne alan ENBE Orkestrası'nın albümünde; Ajda'nın yanı sıra Sezen Aksu ve Ferhat Göçer de destek verdi. Aksu, albüme bir bestesini verirken; Pekkan ile Göçer yorumculuklarıyla albüme dahil oldu. Sezen Aksu'nun 'Unutamadım' adlı şarkısını 'Çakkıdı', 'İkili Delilik', 'Aklım Karıştı' ve 'Aşk-ı Kıyamet' gibi şarkıların aranjörü Mustafa Ceceli seslendirdi. Albümün diğer konuk sanatçıları ise Aytekin Kurt, Sultana, Aslı Güngör ve Atacan Yücel'in.
Sabah / Günaydın
 8o  XMLº 
Blogwise - blog directory
Music Blog Top Sites
blog search directory
Blogarama - The Blog Directory
Proogle.de
Link Dünyası>
Technorati Profile