26 Ağustos 2007

Sezen Aksu turnesine sürprizli final!

Eylül ayında Sezen Aksu dinleyicilerini, Sanatçı’nın Geleneksel Yaz Konserleri’nin son durağı olan İstanbul’da son derece renkli ve dopdolu bir içerik bekliyor. 20.yılını kutlayan P&G Türkiye’nin katkılarıyla düzenlenen turnenin son konseri 8 Eylül 2007 tarihinde, Kuruçeşme Arena’da binlerce kişinin katılımı ile gerçekleşecek.
Turnenin kapanış konseri olması nedeniyle oldukça farklı bir repertuvar ile hazırlanan konserde Sanatçı sevilen parçalarının yanı sıra kendisinin dinlemekten keyif aldığı başka sanatçılara ait eserleri de seslendirecek. Konserde dinleyiciler, “Makber” gibi alaturka müziğin vazgeçilmez eserlerinden ve herkesin olduğu kadar Aksu’nun yaşamında da izler bırakan pop müziğinin temel taşlarından örnekleri Sezen Aksu’dan dinleme fırsatı bulacaklar.
Konserin en önemli farklılığı Sanatçı’nın meslek yaşamının kesiştiği ve farklı türlerde müzik yapan sanatçılarla yapacağı düetler olacak. Daha önce farklı albümlerde seslendirilen bu düetler ilk kez turnenin bu son konserinde canlı olarak seslendirilecek. Sezen Aksu sahnesinde, tüm dünyada satışa sunulan “Sognami” albümünde yer alan İtalyanca-Türkçe “Bile Bile” düeti ile İtalyan tenör Alessandro Safina’yı ve “Gelsin Hayat Bildiği Gibi” düetiyle Türkiye’deki rap müziğinin en önemli temsilcilerinden biri olan Ceza’yı ağırlayacak.
Konserin bir diğer sürprizi ise Mısırlı Ahmet olacak. Dünyada darbuka efsanesi olarak tanınan, tarih boyunca denenmemiş bir teknik ve çalma stili geliştiren Mısırlı Ahmet konserde kendi repertuvarından örnekler sunmanın yanısıra Sezen Aksu şarkılarından bazılarını da benzersiz tekniği ile yorumlayacak. Öte yandan sahne Anadolu Ateşi’nin danslarıyla da renklenecek.
Özetle; bu Eylül ayında hem “olmazsa olmaz” Sezen Aksu şarkıları beklentisinde olanlar, hem de farklı eserlerle zenginleşmiş bir konserin tadını çıkarmak isteyenler özel bir Sezen Aksu konserine tanıklık edecek.

Kraliyet Ailesi'ne Sezen

Sezen Aksu, İngiliz Kraliyet Ailesi'ne ait 'Royal Albert Hall'da sahne alacak. Dünyaca ünlü isimlerin konser verdiği salon, 1974'te Zeki Müren'i ağırlamıştı.
Sezen Aksu'nun ünü, Türkiye sınırlarını aştı. Minik Serçe, bugüne kadar Elton John, Sting ve Robbie Willliams gibi dünyaca ünlü yıldızların sahne aldığı 'Royal Albert Hall'da konser verecek. İngiliz Kraliyet Ailesi'ne ait olan salon, dünyanın en önemli sanat merkezlerinin başında gösteriliyor. Daha çok İngiliz aristokratların akın ettiği salon; ses, ışık düzeni ve şık dekorasyonuyla herkesi kendisine hayran bırakıyor. Royal Albert Hall'daki konserleri, Kraliyet Ailesi de izliyor.
Minik Serçe'nin bu görkemli salonda yer alacak olması ise İngiltere'de yaşayan Türkler sayesinde oldu. 'İstanbul Limelight' adlı bir etkinlik düzenleyecek olan gurbetçiler, İngilizler'in baskısıyla Sezen Aksu'ya teklif götürdü. Bu talebi tereddüt etmeden kabul eden Sezen, 7 Ekim'de Royal Albert Hall'da sahneye çıkacağını açıkladı. 1974 yılında da Zeki Müren, burada konser vermişti. Sanat Güneşi'nden 33 yıl sonra aynı yerde sahneye çıkacak olan Sezen Aksu, "Royal Albert Hall'da sahne alan 2. Türk" olacak.

24 Ağustos 2007

"Duygularım yorulunca kötü oluyorum"

Artık kendine özgü bir bakış açısı var Sezen Aksu’nun… Başlı başına bir ekol oldu artık. İlk plağı "Haydi şansım"dan, son LP’si "Git"e kadar büyük aşama gösterdi. Şimdi herkes "Git"in, "Sen Ağlama"dan farklı olmadığını söylüyor. Sezen’in yanıtı oldukça kısa: "Bu benim tarzım!"
Sezen Aksu yaklaşık bir yıldan bu yana tüm konserlerinde yer verdiği "Git" adlı şarkısını, plak-kaset haline dönüştürdü. Aksu-Onno Tunç ikilisinin uzun ve özenli stüdyo çalışmaları sonucu oluşturdukları ve satış rekoru kırdıkları bu uzunçalar, sanatçının "Sen Ağlama"sını aratmayacak nitelikte. Kendi yolunu belirleme isteğinin yaşama geçmesini sağlamak için "Minik Serçe", magazin basınının dedikodu arayışları ve bir kare fotoğrafın altına yazılan yanlış yazılardan dolayı basınla ilişkilerini koparmış.
Denizli’nin Sarayköy ilçesinde, 13 Temmuz 1954′te dünyaya gelen Sezen Aksu, 1974 yılında yaptığı "Haydi Şansım" adlı 45′likle profesyonel müzik yaşamına adımını attı. İlk kez TV’ye çıktığı 1974′ü 1975′e bağlayan yılbaşı akşamı "Haydi Şansım"la kazandığı büyük beğeni ve daha sonra aldığı "Minik Serçe" ünvanı kısa sürede sayılı pop müziği sanatçılarının arasında iyi bir yer sağladı Aksu’ya.
Yoğunlaşan müzik çalışmaları, özellikle 80′li yıllarda, artık kolayca indirilmeyeceği bir yer yapmasını sağlıyordu zirvede. Sekiz 45′lik ve sekiz LP’ye imzasını atıyordu Sezen Aksu. Yine tüm müzik yaşamı boyunca elde ettiği başarılar altı "Altın Plak" ve sayılamayacak kadar çok "Yılın Sanatçısı" ödüllerini kazandırıyordu ona…
Evet Sezenn Aksu kendii yolunu yıllarca öce çizdi. Türk Hafif Müziği’nin kökeninde yatan özgün bir tarza yönelemeyişimizi keşfeden "Minik Serçe", sanatçısından yapımcısına kadar tüm kurumlarıyla işin kolayına kaçanlara, arayış içinde olmayanlardan kendisini soyutlayarak kendi üretip, kendine özgü bir tarzda yorumlayan Sezen Aksu, bugün Türk Hafif Müziği’nde bir ekol oldu.
Sekizinci uzunçaları "Git" ile bugünlerde yeniden dillere yerleşen "Minik Serçe"yi izlerken, bazı şarkılarındaki teatral yeteneğine şaşıp, bazı şarkılarındaki batılı sanatçılara taş çıkartan şovuna hayran kalacak, minicik boyuyla sahnede devleşen bir sanatçı bulacaksınız.

Benim duygularım yorgun...
Minicik boyuyla sahnede devleşen Sezen Aksu’nun yaşamdan tek bir şikayeti var, o da duygularının yoğunluğu… Fizyolojik olarak insanın yorgunluğa katlandığını söyleyen Aksu, bu konuda şöyle konuşuyor :
"Duygularım yorulunca kötü oluyorum. Gerilimden, çelişkiden yoruluyorum. Ben şarkıcı olarak iyi şeyler yapmaya çalışıyorum ama kendisini gazeteci sanan bazı kimseler bu gerilimi artırıyor. Aynı kültür değerleri üzerinde olduğumuz halde, yanlış bakış açısı nedeniyle, bu arkadaşlarla anlaşamıyoruz. Hem bazıları beni, benim müziğimi anlamak istemiyor. Duygu yoğunluğum için sık sık geziye çıkmam gerek."
Yurtdışında şarkı söylemek, plak yapmak gibi gelen tekliflerin şimdiye kadar üzerinde durmadığını da itiraf eden "Minik Serçe", bunun için de şöyle diyor:
"Daha önce biri Yunanistan’dan biri Londra’dan gelen iki önemli olanakla karşılaştım, ama bütün yorgunlukların getirdiği stres içinde bunlara olumsuz yanıt verdim. Yurtiçindeki arayışımı yurtdışında da sürdürmek istiyorum"


4 Ekim 1986 / Hey Dergisi

Sezen Aksu dinleyicilerine açıklama

Sezen Aksu bir düşme sonucunda kalçasında meydana gelen çatlak nedeniyle, daha önce 23 Ağustos 2007 tarihinde katılacağı duyurulan “Barınak Gönüllüleri Derneği” yardım gecesinde sahne alamamıştır.
Doktorunun raporu ve tavsiyesi üzerine alınmak zorunda kalınan bu karardan ötürü Sanatçı derin bir üzüntü duymaktadır. Sezen Aksu’nun doktorları tarafından, kısa bir dinlenme süresinden sonra Sanatçı’nın sorunsuz olarak konserlerine devam edebileceği belirtilmiştir. Hayvanlar konusunda son derece derin bir hassasiyet taşıyan Aksu, bu talihsizliğin telafisi için “Barınak Gönülleri Derneği” ile ileriki bir tarihte solo ya da yine başka sanatçılarla düzenlenecek bir konserin çalışmalarını başlatmıştır. Sezen Aksu dinleyicilerinin yaşanan bu aksaklığı anlayışla karşılamasını diliyoruz.

23 Ağustos 2007

"Kimler Geldi Kimler Geçti" Fikret Şeneş Gecesi

Hepimizin hayatında bir Fikret Şeneş şarkısı muhakkak vardır. Kimi zaman "Haykıracak nefesim kalmasa bile" kimi zaman "Yeniden başlasın, burada kalmasın" kimi zaman "Kimler geldi kimler geçti hayatımdan" kimi zaman "Hoş görsen affet gitsin aldırma" kimi zaman "Gel de gör beni bambaşka biri" kimi zaman da "Bana yalan söylediler kaderden söz etmediler" demişizdir. Bunları söylemediğinizi düşünüyorsanız muhakkak "Bir başkadır benim memleketim" demişsinizdir. Gördünüz mü muhakkak hepimizin bir Fikret Şeneş şarkısı varmış.
Türk popunun ilk kadın söz yazarı Fikret Şeneş en son 1996 yılında Ajda Pekkan için "Bir Hata" adlı şarkıyı yazmış. Ondan beri söz yazmıyor. Türk Popu'na 300'e yakın eser bırakmış. Başta Ajda Pekkan olmak üzere Semiramis Pekkan, Sevda Karaca, Işıl Yücesoy, Zerrin Özer, Nilüfer, Semiha Yankı, Ayla Dikmen, Neco, Zaliha, Tanju Okan, Sibel Egemen, Şenay, Ayten Alpman, Selçuk Ural, Gönül Yazar, Gökhan gibi birçok önemli yorumcu Fikret Şeneş'in yazdığı şarkı sözlerini plak yapmışlar.
Yazdığı tüm şarkılar aradan uzun yıllar geçmesine rağmen hala dillerde ve kuşaktan kuşağa aktarılıyor. Kalıcı olmanın en önemli örneği Fikret Şeneş'in şarkıları Levent Yüksel, Aşkın Nur Yengi, Teoman, Yeşim Salkım, Emre Altuğ, Deniz Seki, YoncaLodi gibi birçok günümüz starları tarafından coverlandı.
Fikret Şeneş'in de katılacağı bu özel gecede sadece Fikret Şeneş şarkıları söylenecek ve Türk popunun birçok önemli ismini Tarık Sezer yönetiminde kurulacak büyük orkestra eşlğinde dillerde marş olmuş Fikret Şeneş şarkılarını yorumlayacaklar.
Geceye Ajda Pekkan, Aşkın Nur Yengi, Ayla Algan ,Ayten Alpman , Deniz Seki, Levent Yüksel, Nükhet Duru, Semiramis Pekkan, Sezen Aksu, Teoman, Yeşim Salkım ve Yaşar canlı performanslarıyla katılacak.
Gecenin tüm geliri Şehit Polis Aileleri için TEYEV'e bağışlanacak.

Kuruçeşme Arena – 10 Eylül 2007 Pazartesi saat: 21.00

biletix

Sezen’den bacak şov

Önceki akşam P&G’nin 20. yıl kutlamaları kapsamında Antalya’da sahne alan Sezen Aksu, sesiyle olduğu kadar dekoltesiyle de dikkat çekti. 5 bin hayranıyla buluşan ünlü sanatçı, konserine derin yırtmaçlı beyaz elbiseyle çıktı. Göğüs dekoltesi de bulunan elbiseyle göz kamaştıran Aksu, konserde bacak şov yaptı. Sık sık yırtmacını açıp bacaklarını sergileyen Aksu, yaptığı esprilerle de kahkaha tufanı estirdi. Hayranlarının ıslık ve tezahüratları arasında dans eden Minik Serçe sevilen parçalarını seslendirdi.

25. yıla bir albüm bir konser

Sezen Aksu gibi 25 ünlü sanatçı, Ezginin Günlüğü'nün 25 şarkısını bir albüme okuyacak. 28 Ağustos'ta da konser var.
Ezginin Günlüğü bu yıl 25'inci yaşını kutluyor. Kutlama çerçevesinde 25 müzisyenin 25 şarkılarını söylediği 'Çeyrek' adlı bir tribute albüm çıkarıyorlar. Hüsnü Arkan'a göre bu 25 yıl bir nevi Türkiye'nin yakın tarihi: 'Arkadaşlar gruba Ezginin Günlüğü adını bu amaçla koymamışlar ama kesinlikle denk gelmiş'
"Ezginin Günlüğü, müziğin ne olduğu ve nasıl yapılması konusunda tam bir örnek oluşturuyor. Dinleyenin, 'Bu şarkıları iyi ki dinledim' diyeceği, 'Bu şarkıları dinlemeden önceki 'ben' değilim artık' diye düşüneceği şarkılar bunlar..." Naim Dilmener'in belki de birçok dinleyicisinin düşüncesine tercüman olup bu cümlelerle tanımladığı Ezginin Günlüğü 25'nci yılını kutluyor. Hem de tüm dinleyicilerini heyecanlandıracak bir projeyle. Grubun 25'inci yılında 25 isim onların 25 şarkısını seslendiriyor. Ve 'Çeyrek' adını verdikleri bu tribute (saygı) albüm pazartesi günü raflardaki yerini alıyor. Ancak kutlama Sezen Aksu'dan Haluk Levent'te, Candan Erçetin'den Bulutsuzluk Özlemi'ne, Mirkelam'dan Ayşe Tütüncü'ye, Yüksek Sadakat'ten Modern Folk Üçlüsü'ne kadar birçok ismin yer aldığı bu albümle sona ermiyor. Albümde Ezginin Günlüğü'nün şarkılarını seslendiren isimlerden yaklaşık 15'i 28 Ağustos akşamı da Kuruçeşme Arena'da bir araya gelip canlı canlı o şarkıları söyleyecekler çünkü.

Barış Akarsu ve Sezen de var
Biz de 'Çeyrek' adlı albüm projesi ama daha çok 25 yıllık müzik serüvenlerini konuşmak için Ezginin Günlüğü'yle buluştuk. Tabii yıllardır alışılageldiği gibi, karşımızda artık grubun yüzü olarak kabul edilen Nadir Göktürk ve Hüsnü Arkan vardı. Aslında çok önde olmadıklarını hemen belirttiler ve eklediler: "Grubun bir yüzü olması gerektiği için biz öndeyiz"... Albüm projesinin mimarı yine grubun üyelerinden Gökhan Tümkaya ve projenin yapılmasında en çok emeği geçen Burhan Şeşen bize eşlik etseler de genelde sorularımızı Göktürk ve Arkan yanıtladı.
'Çeyrek' albümünün fikri geçen yıl Yeni Melek'te yapılan ve birçok ismin Ezginin Günlüğü'nün şarkılarını söylediği konser sonrası Tümkaya tarafından atılmış. O konserin sunuculuğunu üstlenen ve kendini 'Sıkı bir Ezginin Günlüğü' hayranı olarak tanımlayan Şeşen de projeye dahil olunca yaklaşık sekiz ayda 'Çeyrek' oluşuvermiş. Projede yer alacak isimler de ince elenip sık dokunarak seçilmiş. Bu noktada Ezginin Günlüğü'nün şarkılarını başkalarından dinlemeye hiç alışık olmadığımızı hatırlatınca Göktürk "Muhakkak ki birileri söyleyecek şarkılarımızı. Şarkılarımızı vermemek gibi kıskançlık gibi bir durumumuz yok bizim aslında. Ama böyle tepkiler de geldi değil bugüne kadar. Ferudun Düzağaç bizim şarkımızı söylediğinde insanlar şaşırmıştı. 'Nasıl verdiniz?' diye çok soran oldu. Evet bizim şarkılarımızı başkaları çok söylemedi şimdiye kadar ama bu kasıtlı bir durum değildi" diyor ve ekliyor "Tabii herkesin kendine göre bir müzikal birikimi var, yorumu var. Bu albümde şarkılarımızı seslendirenler belli bir olgunluğa erişmiş olan kişiler. Dolayısıyla farklı bir tat, farklı bir renk gelmiş oldu. İlk dinlediğimde yadırgamadım değil. Ama dinledikçe beğendim ve o başka yorumlar benim ufkumu açtı."
Bir tüyo vermek gerekirse albümde 'Düşler Sokağı'nı Modern Folk Üçlüsü seslendiriyor. Sezen Aksu'nun şarkısı '1980', Bulutsuzluk Özlemi'ninki de 'Hükümsüzdür' ve albümde kısa bir süre önce bir trafik kazası sonucu ölen Barış Akarsu da var.

1. Sezen Aksu / 1980 - 05:07
2. Yaşar / Ebruli - 03:22
3. Bülent Ortaçgil / Teninle Konuşmak - 04:40
4. Göksel / Kedim - 03:37
5. Candan Erçetin / Gelmiyorsun - 03:33
6. Yüksek Sadakat / Ayrılış - 05:28
7. Feridun Düzağaç / Mutlu Olmak Varken - 03:44
8. Gündoğarken / Terlikli Şarkı - 04:18
9. Yavuz Bingöl / Küçüğüm - 04:36
10. Modern Folk Üçlüsü / Düşler Sokağı - 03:43
11. Feyza Erenmemiş / Küçük Hanımın Şarkısı - 04:48
12. Barış Akarsu / Leyla - 04:39
13. Mirkelam / İstanbul - 04:08
14. Vokaliz / Sardunya - 02:57
15. Bulutsuzluk Özlemi / Hükümsüzdür - 03:19
16. Aşkın Nur Yengi / Aşk Bitti - 04:31
17. Vasiliki / Kül Vakti - 05:28
18. Hüsnü Şenlendirici / Signomi - 04:13
19. Haluk Levent / Sabah Türküsü - 05:09
20. Fuat Saka / Hişt - 03:40
21. Ayşe Tütüncü / Mutlu Son - 08:24
22. Levent Yüksel / Selluka - 03:52
23. Sabahat Akkiraz / Gemi - 02:53
24. Gürol Ağırbaş / Yaprak - 04:21
25. Sunay Akın / Seni Düşünmek


dinlemek için tıkla

19 Ağustos 2007

Albüm için devreye girdi

Magazin alemi geçtiğimiz hafta Sezen Aksu ile Sadettin Saran'ın Bebek Balıkçısı'nda baş başa yediği yemek haberiyle çalkalandı. Aksu ve Saran'ın sürpriz yemeğinin nedeni nihayet ortaya çıktı. Sevgilisinin yeni albümü yılan hikayesine dönüp bir türlü çıkmayınca Sadettin Bey devreye girdi ve yemekte Minik Serçe'ye; Avşar'ın albümünün prodüktörlüğünü yapmasını teklif etti.
Minik Serçe kolları sıvadı
Saran'ın teklifini kabul eden Sezen Aksu hemen kolları sıvadı. Ünlü sanatçı, en son 2002'de 'Aşıklar Delidir' adlı bir albüm çıkaran Avşar için yeni besteler yapacak. Kendi albümünden önce Avşar Kızı'nın albümünü hazırlayacak. Minik Serçe geçen yıl da Ajda Pekkan'ın albümünün süpervizörlüğünü yapmıştı.

17 Ağustos 2007

İrem Hanım Sezen'le tanıştı

Sezen Aksu, iş yemeği için gittiği Bebek'te, İbrahim-Demet Kutluay çiftinin kızları İrem ile tanıştı
Sezen Aksu önceki akşam Bebek'teydi. Bebek Balıkçısı'nda, işadamı Sadettin Saran ile iş görüşmesi için bir araya gelen Aksu, mekana girişte eski mankenlerden Demet Şener Kutluay ve kızı İrem ile karşılaştı. Aksu ilk kez gördüğü İrem'i bol bol öptü. Minik İrem, ayaküstü de olsa, pop müziğin Minik Serçe'siyle tanışmış oldu.
Kameralara oldukça şık bir kıyafet ve sade bir makyajla yansıyan Sezen Aksu, restoranda Sadettin Saran ile buluştu. Saran, yemek sırasında bir ara cep telefonu ile Hülya Avşar'ı aradı ve kendisini Sezen Aksu ile de görüştürdü. Yaklaşık iki saat süren yemek sonrası mekandan ilk ayrılan Sadettin Saran oldu. Saran, "Sezen Hanım ile güzel bir yemek yedik. Sadece bir iş görüşmesiydi" dedi ama tüm ısrarlara rağmen işin içediği hakkında bilgi vermekten kaçındı.
Sezen Aksu ile iş görüşmesi için bir araya geldiklerini söyleyen işadamı Sadettin Saran, gazetecilerin ısrarlı sorularına rağmen konuşmanın içeriği hakkında bilgi vermedi.

Korumalar beni çimdikten koruyor

Bursa'da sahneye çıkan Sezen Aksu, söylediği parçalarla hayranlarını coşturup, duygulandırırken esprileriyle güldürdü.
Sezen Aksu'nun 3 bin kişilik Kültürpark Açık Hava Tiyatrosu'nda verdiği konseri, 3 bin 500 kişi izledi. Yaklaşık 2.5 saat sahnede kalan Aksu'yu, birçok hayranı tiyatro dışından izledi. Konserinde iki kez kıyafet değiştiren Sezen Aksu, zaman zaman yardım istediği ‘Yunus' isimli korumasına takıldı. Normalde koruma istemediğini, buna ihtiyaç da duymadığını belirten Aksu, konserler nedeniyle verilen korumanın kendisini çimdiklenmekten kurtardığını belirtti. Konserinde magazin muhabirlerine ve köşe yazarlarına sataşan Sezen Aksu, selülit konusunu işleyen köşe yazarlarına anlam veremediğini, kan dolaşımı nedeniyle görülen bu durumun abartılıp pornografi haline getirildiğini belirterek, “Türkiye’de bu konuda yayın yapan basın kuruluşları yüzde 80'i oluşturuyor. Benim hakkımda da yazıyorlar. Yazılana değil, haberdeki hataya takıyorum. Bunlara karşı tepkinizi koyun” dedi.
Eski ve yeni eserlerini seslendirdiği konserinde, artık sahneyi bırakacağını ve evinin bahçesinde domates yetiştireceğini söyleyen Sezen Aksu, “Yeni bir koca alıp, evimin kadını olacağım. Biliyorsunuz Bursa'ya iki kez gelin geldim. İyilermiş. Kıymetini bilemedim. Üçüncüsü olabilir” diye konuştu. Birçok şarkısını hayranlarıyla seslendiren Sezen Aksu, orkestrasında bulunan ve davul çalan bir kişinin genç yaşta dede olduğunu belirtip, “Kızını verip de bu kadar çok eğlenen adam ilk kez gördüm. Kızı da acilen çocuk yaptı. Ben oğluma çocuk yapmamasını söyledim. Yaparsa sırtına tekme vurup denize atacağımı belirttim. Ama ona söz söyleyecek yüzüm de yok” diye konuştu.
Sezen Aksu, gazetecilerin sadece bir parçasını görüntülemesine izin verdiği konseri sonunda dakikalarca ayakta alkışlandı.

Sezen'den köşk yorumu

Cumhurbaşkanı seçimi tartışmalarına Türk Pop Müziği'nin kraliçesi Sezen Aksu da katıldı.

P&G Türkiye'nin 20'nci yıl kutlamaları çerçevesinde İzmir Fuar Açık Hava Tiyatrosu'nda sahneye çıkan Sezen Aksu, bir hayranının “Cumhurbaşkanlığı Köşkü'ne siz çıkın” sözü üzerine, o makama yakıştırıldığı için gurur ve onur duyduğunu belirtti. Aksu, şunları söyledi: “Her vatandaş gibi duyarlılığımızı belirtmeli, tepkimizi vermeliyiz. Benim için bambaşka bir alan sıçraması. Tehlikeli ve ince çizgileri olan bir konu. Eleştirmek için söylemiyorum. Bazıları hareket kabiliyetiyle o sisteme uygundur, bazıları da değildir. Ben orada olamam. Köşke çıksam her gün cinayet işlerim. Her dakika karakoldan toplarlar. İllaki köşk gerekmiyor, çadır da olur” dedi.

Sezen Aksu Köşk'e çıkabilir

Birkaç ay önce Sezen Aksu'nun telefonu çaldı.
Abdullah Gül'ün makamından arıyorlardı.
Dışişleri Bakanı ve eşi, bir yemekte sanatçılarla buluşmak istiyordu.
"Acaba Sezen Hanım katılmak ister miydi?"
Aynı günlerde Türkân Şoray'ın da arandığını öğrendim.
Uğur Yücel de davetliler arasındaydı...
Gül, 10'a yakın seçkin sanatçıyla İstanbul'da buluşacaktı.
Basına haber verilmeden yapılacak bu zirve, bakanın adaylık öncesi farklı toplum kesimleriyle gerçekleştireceği buluşmalardan biri olacaktı.
Sanatçıları edebiyatçılar, akademisyenler, yazarlar izleyecekti.
Sanatçıların programı birbiriyle çakışmadığı için bu özel yemek gerçekleşemedi.
Önümüzdeki dönemde Çankaya Köşkü'nde Sezer tarzı bir içe kapanma ya da Erbakan'ınkine benzer bir tarikat liderleri buluşması bekleyenler, Gül'ün sürprizlerine hazır olmalı.
Yeni cumhurbaşkanı, çoklarını şaşırtacaktır.

Sezer'in komutasında Çankaya bir denge unsuruydu.
Beğenin beğenmeyin, pek çok insan, Sezer Köşk'te diye rahat uyuyordu. Çankaya-TSK-yargı-üniversite bloku, hükümete karşı bir denge oluşturuyordu.
Şimdi Köşk'ün el değiştirmesiyle bu denge altüst oluyor. Ve saydığım kurumlarla kamuoyunun bir bölümünde cumhurbaşkanlığına "saygı"nın yerini "kaygı" alıyor.
Gül, milli görüşçü kökeninden, mazideki sözlerinden ve kısmen de eşinin türbanından kaynaklanan bu kaygıların farkında... Bunları gidermek, Köşk mesaisinin çoğunu alacaktır.
Nitekim ilk basın toplantısı, buna cevaptı:
"Kurumların hassasiyetini çok iyi biliyorum. Kaygılanmayın" dedi.
"Özde laik" bir cumhurbaşkanı olacağının ipuçlarını verdi.
Anayasa'nın değişmez ilkelerinden, "Büyük Atatürk"ten, cumhuriyetin, milletin birliğinden, bölünmez bütünlüğünden söz etti.
Öte yandan insan haklarını, AB reformlarını, sivil toplumu ve farklı görüşlerin önemini de hatırlattı.
Her sözcük, Çankaya'da yeni dönemin ipuçlarını verecek bir özenle seçilmişti.

Basın toplantısından sonraki görüşmemizde kaygılar hatırlatıldığında "5 yıldır devletin en kritik koltuklarında görev yapıyorum. 15 yıldır politikanın içindeyim. Huysa huyumuz çıktı ortaya" diye gülümsedi.
Askerle meydanlarda hiç polemiğe girmediğini hatırlattı.
"Rövanş duygumuz yok" dedi.
Gerginliğini atmıştı.
3 ay sonra ve onca fırtınanın ardından yeniden adaylığını açıklarken, meşhur fıkradaki gibi, "Ben yine adayım, siz yine muhalifsiniz. O halde niye yedik bu haltı?" der gibiydi.

Köşk'e çıkınca herkesi, bu arada krize oynayarak partiyi bir arada tutmaya çabalayan CHP'yi de kucaklayan bir çizgide durmaya; seçim kampanyasında olduğu gibi Köşk'te de eşini gözlerden ve polemiklerden uzak tutmaya çalışacaktır.
Ancak pasif olmayacaktır. "AB reformlarının hızlanması için çalışmaya devam edeceğim" cümlesi, bunun habercisidir.
Talihin cilvesi:
Belki ilk icraatı, Sezer'in veto ettiği Dışişleri'ndeki müsteşar yardımcılarının tayinlerini onaylamak olacaktır.
Türkiye için olduğu kadar Gül için de büyük bir sınav bu...
Yeni cumhurbaşkanı, Köşk'teki icraatıyla rejim adına kaygı duyanları rahatlatarak uzun vadeli bir normalleşmenin yolunu açabilir.
"Bayrağı Çankaya'ya diktik" diye sevinenlerle "Çankaya'yı da kaybettik" diye panikleyenleri aynı anda yanıltarak sancısız bir uzlaşmaya sevk edebilir.
Müdahale için fırsat kollayanları bahanesiz bırakabilir.
Sınavı geçerse Türkiye de kazanır kendisi de...
Kayıp, her ikisine de pahalıya mal olur.
Hayırlı olması dileğiyle...

Can Dündar

12 Ağustos 2007

Dayakçı Sezen!

Özel bir gecede sahne alan Sezen Aksu, yıllar önce yaşadığı bir olayı anlattı: “Oba Restoran’da sahnedeyken otoparkçının, ’sol yap, sağ yap gel’ sesleri, sesimi bastırıyordu. Bir anda camdan adamın üzerine atlayarak dövmeye başladım. Şimdi oraya gittiğimde kahya arabaları iterek park ediyor.”

Egeliysen açık konuşabiliriz!

Alemin en meşhur İzmirlilerinden Sezen Aksu’nun Bodrum’daki son konseri bir Ege güzellemesi gibiydi. Konserde filan değil de bir kapı önü sohbetindeydik sanki. Bir elimizde ‘çiğdem’imiz eksikti...
Kameralar gidip de ‘biz bize’ kaldığımızda başladı sohbet. ''Hoş geldiniz sevgili arkadaşlarım'' diye karşıladı bizi Sezen Aksu ve gece boyunca güldü söyledi, atılan laflara cevap yetiştirdi... ‘Biz bize’ bir muhabbetin detaylarını verecek değilim elbette... Hepsi o Bodrum gecesinde kaldı, ‘tek şahit aydı’, bir de İzmir’den esip bize de ulaşan imbatı Ege’nin...
Ama o dönüp dolaşıp Egeliliğe bağlanan ‘samimiyet patlamasından’ söz edebilirim.
Her şey o şarkıyla başladı: ''Yedi Kocalı Hürmüz''. Aman efendim, yer yerinden oynadı. Bilhassa ''Bir münasip koca... Her birimize'' bölümünde Antik Tiyatro ‘yıkıldı’ moda deyişle.
Yıllar önce Galatasaraylılar Derneği’nde bir ağabeyimizin bu şarkıya eşlik ettiğimizde ''Evladım, genç kızlar öyle kocaaa diye bağırmaz, ayıptır'' diye bize takılışı geldi aklıma. Ve tam o anda Sezen de aynı şeyi söyledi. ''Bir ağır olun''... Ne mümkün...
Sonra meşhur sayma bölümüne geldik. Hani ''Tanrım bana üç tane, üç de yetmez beş tane, beş de yetmez yedi tane...'' var ya, orası... Bu sefer genç bir kadın ''Ben yedisine bedel bir koca buldum'' diye haykırdı. Haydaaaa... Hep beraber bu konuya eğildik.
Sezen gene öğütlerini sıraladı... ''Bu kadar üstüne düşme, in adamın sırtından, bak kaçar adam''... Nafile.
Hesap kitap, kendini ağırdan satma gerekliliği filan ırgalamıyordu belli ki mesut gelini. Bir rahatlık, bir ''seviyorum, bütün dünya duysun'' hali ki etkilenmemek mümkün değil.
Nitekim Sezen Aksu da ''Egeli kadın işte ya. Ne kadar güzel aslında'' dedi neticede. Ve ''İmkânsız Aşk''ı söylemek üzere öne çıkan Cihan Okan’a sordu: ''Sen nerelisin?'' ''Egeliyim''. ''Daha açık konuşabiliriz o zaman!''
Biz bütün karizmayı muhafaza etmek adına duygularını saklamayı marifet bilen ‘faniler’ de düşüncelere daldık haliyle... Sürekli bir satranç ciddiyetiyle, karşıdan gelecek hamleye göre kendini konumladığın şeye aşk, sevgi denebilir mi yani? Kimin ‘mat’ olduğu önemli midir bu oyunda? Aklıma Sumru Yavrucuk’un yıllar önce söylediği cümle geliyor: ''Aşk tahterevalli değil ki bir taraf dibe vururken öbürü göklere çıksın!''
Öyleyse hafiflemeli biraz. Bırakalım imbat bizim içimizde de essin... Hesapları kitapları silip süpürerek...

Asu MARO

Bu konser kaçmaz

Sezen Aksu ve Ajda Pekkan'ın da aralarında olduğu yıldızlar, sokakta yaşayan bakıma muhtaç hayvanları aynı çatı altında toplamak için konser verecek....
Sokak hayvanlarının çoğu hasta ve sakat... Şanslı olanlar, duyarlı insanların önlerine koyduğu bir kap su ve birkaç lokma yiyecekle yaşama savaşı veriyor. Sevimli dostları aynı çatı altında toplamak için harekete geçen Barınak Gönüllüleri, aralarında BKM'nin de bulunduğu bir organizasyona imza atıyor. Organizasyona ünlü hayvanseverler de şarkılarıyla destek vermek için gün sayıyor.
Sezen Aksu, Ajda Pekkan, Yaşar, Candan Erçetin, Demir Demirkan, DJ Murat Uncuoğlu ve Hande Yener, 23 Ağustos saat 21.15'te Turkcell Kuruçeşme Arena'da konser verecekler. Konserin geliriyle bakıma muhtaç sakat, hasta ve sahipsiz hayvanlar için rehabilitasyon merkezi yapılacak. Kayıtsız kalmayın.

Haber kanalında program yapacak

NTV, Sezen Aksu’ya televizyon programı teklifinde bulundu. NTV yetkilileriyle ön görüşme yapan ünlü sanatçı, teklife olumlu yaklaştı. Aksu ile NTV’nin prensipte anlaştığı yakında sözleşme imzalanabileceği söyleniyor. Sezen Aksu’nun televizyonda nasıl bir program yapacağı ise sır gibi saklanıyor.

07 Ağustos 2007

Sezen Aksu - Ayrılıklar Bitmez (Firuze - 1982)

Bu da Sezen'in ineği

Dünyanın en büyük kentsel sanat ve sosyal sorumluluk etkinliğinden biri olan inek festivalinde, Sezen Aksu'nun ineği de görücüye çıktı
Dünyanın en büyük kentsel sanat ve sosyal sorumluluk etkinliğinden biri olan `CowParade', yani inek festivalinde, yapımı aşamasında sır gibi saklanan Sezen Aksu'nun ineği de görücüye çıktı.
Şarkıcı Sezen Aksu'nun ineği, savaşlar ve küresel ısınma ile bozulan dünyanın dengesine dikkat çekiyor. `İnek Deyip Geçme' isimli ineğin üzerinde Sezen Aksu'nun yazdığı şu dizeler yeralıyor:

Hiç kavga bilmez gül ile yaprak.
Hiç kıyar mı ağaca toprak.
Bu kimin oyunu?
İlk kim bozdu sonsuz uyumu.

Nişantaşı'nın en işlek caddelerinden birinde sergilenen inek heykeli vatandaşlar tarafından büyük ilgi görüyor. Kimi dikkatli gözlerle ineği inceliyor, kimisi de inek ile fotoğrafını çektiriyor. İnekler, 1 Ağustos-31 Ekim tarihleri arasında, şehrin en hareketli 25 noktasında halka açık olarak sergilenecek. Sergi sonrası satışa çıkarılacak ineklerden elde edilecek gelir Sokak Çocukları Rehabilitasyon Derneği, AÇEV ve TEMA yararına oluşturulacak fona bırakılacak.

Sezen 10, Emma Shapplin 5

Çeşme’nin rüzgarı hiç bitmez.. Geldiğimiz günden beri ortalık uçuyor.. Aslında bu sıcaklarda rüzgar iyi ama Çeşme’ninki biraz sert oluyor..
Rüzgarlı Çeşme günlerinde Sezen Aksu, Emma Shapplin ve Mercan Dede’li davet muhteşemdi.. Tabii muhteşem olan Sadece Sezen Aksu’ydu.. Öyle formundaydı ki Sezen, tüm davetlileri yıktı geçti.. Espriler yıkıldı, millet gülmekten kırıldı..
İnşaat sektörünün yeni firmalarından olan Folkart, Narlıdere’de başladığı akıllı evler projesinin tanıtımı için Alaçatı SeaSide’da inanılmaz bir gecce yaptı. İnanılmaz diyorum çünkü inanılacak gibi bir gecce değildi. Kuş sütünün eksik olmadığı gecceye yaklaşık beş bin kişi katıldı. Sea Side denilen plajda özel bir davet alanı hazırlandı. Dört dörtlük bir organizasyon yaşandı. Havai fişeğinden ışık şölenine, yiyeceklerden içeceklere, oturma düzeninden transfere kadar her şey dört dörtlüktü.
Birde sahnede hem Sezen Aksu, hem de Emma Shapplin, hem de Mercan Dede olunca gecce muhteşem oldu. Sunuculuğu ve organizasyonu Volkan Severcan adlı eski tiyatrucu-sunucu yaptı..
Feza Fırat ise son anda işe dahil olmuş ve İstanbul ünlülerini ve gazetecileri davet etmiş.
Bu muhteşem geccenin maliyeti 2 milyon YTL imiş..
200 bin Euro Emma Shapplin, 100 bin YTL ise Sezen Aksu almış. Aslında tam tersi olmalıydı. Sezen Aksu öyle bir konser verdi, öyle espriler yaptı ki, parasını fazlasıyla hakketti.
Emma Shapllin ise kendini meşhur eden şarkıyı bile söylemeden 5-6 şarkı söyleyip gitti. Hatta Sezen Aksu saheneye çıkınca en önde oturan Arto’ya bakıp “gel düet yapalım” bile deyip, Emma Shapplin’e birazıcık dokundurdu!
Filminden izlediğimiz kadarıyla Folkart Narlıdere akıllı evler projesi gerçekten çok güzel.. Evlerde her şey düşünülmüş. Narlıdere mevkii de artık yeni İzmir olarak görülüyor. Bence bu evler peynir-ekmek gibi satılır.
Tabii şimdi akla Narlıdere’deki evler için 2 milyon YTL’lik bir gecce yapmak gerekir miydi? Sorusu geliyor ama Folkart’ın hedefi İstanbul.. O sebeple bu gecce bir başlangıç.. Şaşalı bir başlangıç. Ama biraz abartılmış bir gecceydi tabii ki.. Biz Türkler bazen abartmayı severiz.
Mercan Dede, Emma Shaplin, Sezen Aksu.. Araya bir yabancı lastik kız ve bardak gösterisi yapan bir yabancı daha! Ne gerek var? Bence Emma Shapplin’e bile gerek yoktu. Ya da madem getiriyorsun anlaşmana 10 şarkı, şu şarkı vs. de detaylar yazarsın..
Geccenin yıldızı Sezen Aksu’ydu.. Bodyguard’yla başladığı esprileri, BKM’nin kameraman ve fotoğrafçıcıyla devam etti. Aslında Sezen Aksu en baba Stund-up’çılara taş çıkartacak kadar güzel oynuyor ve gerçekten güldürüyor.
Davetliler arasından bulunan bir genç Sezen Aksu’ya evlenme teklif edince Aksu, “Bak annem orada oturuyor. Git ona sor da seni paralayıversin” dedi..
Sezen Aksu o gecce tam formundaydı. Şarkıları ve esprileri ile bir sanatçının sahnede olması gerektiği gibiydi.. Keşke Sezen Aksu’nun bu konser videosunu tüm diğer sanatçılar izleyebilse.. Seyirciyi nasıl yakalıyor, nasıl hüzünlendiriyor, nasıl güldürüyor bir görebilseler..
Muhteşemdin Sezen.. Gerçekten tebrikler..
Biz Bodrum’a geçiyoruz ama Çeşme-Alaçatı yazılarımız devam edecek..

Kenan Erçetingöz/gecce.com

"Sezen Aksu Geleneksel Yaz Konserleri" turnesi başlıyor...


"Sezen Aksu Geleneksel Yaz Konserleri" bu yıl P&G’nin katkılarıyla gerçekleşiyor.
14 Ağustos – 8 Eylül tarihleri arasında gerçekleşecek Sezen Aksu Geleneksel Yaz Konserleri toplam 10 ilde düzenlenecek 11 adet konserden oluşuyor.
Turne kapsamındaki konserlerin biletleri sırasıyla satışa sunulmaya başlandı; Biletix'den takip edebilirsiniz:

KONSER TAKVİMİ

14 Ağustos 2007 Salı Bursa - Fuar Açıkhava Tiyatrosu
15 Ağustos 2007 Çarşamba İzmir - Fuar Açıkhava Tiyatrosu
17 Ağustos 2007 Cuma Denizli - Açıkhava Tiyatrosu
18 Ağustos 2007 Cumartesi Antalya - Açıkhava Tiyatrosu
28 Ağustos 2007 Salı Samsun - Antik Tiyatro
01 Eylül 2007 Cumartesi Van - Şehir Stadyum Yanı
03 Eylül 2007 Pazartesi Gaziantep - GASKİ
04 Eylül 2007 Salı Adana - Ç.Ü. Açıkhava Tiyatrosu
06 Eylül 2007 Perşembe Ankara - Bilkent Odeon
07 Eylül 2007 Cuma Ankara - Bilkent Odeon
08 Eylül 2007 Cumartesi İstanbul - Kuruçeşme Arena

Sezen Aksu - Sızı (1984)

 8o  XMLº 
Blogwise - blog directory
Music Blog Top Sites
blog search directory
Blogarama - The Blog Directory
Proogle.de
Link Dünyası>
Technorati Profile