Minik Serçe'nin büyük başarısı
Türk Popu’nun divası Sezen Aksu, Londra’da tarihi ‘Royal Albert Hall’ salonunda Ekim ayında konser verecek.
Türk Popu’nun divası Sezen Aksu, Londra’da tarihi ‘Royal Albert Hall’ salonunda Ekim ayında konser verecek.
Bir resim düşünün tüm renkleri ‘dikkatsizce’ birbirine karışmış. Adeta tek bir potada eritilmiş tüm renkler. Mavinin maviliği bastırılmış örneğin; mavi ne mavi olabilmiş, ne de kırmızı. Yayması gereken ışığı yayamıyor, duygusu kalmamış, renk olmaktan çıkmış, baskın renk içinde eriyip gitmiş.Haziran 2007
Atilla Durak'ın "Ebru" adını verdiği kitabındaki Sezen Aksu'ya ait önsöz...
Sezen Aksu birbirinden şahane şarkıları art arda patlatıyor. Farkındaysanız, hemen her gün bir Sezen Aksu şarkısı yer alıyor medyada. Emel'in 'Evlenilecek kızlar var, eğlenilecek kızlar var'ı şimdiden herkesin dilinde. Burak Kut, 'Komple' ile eski popüler günlerini yakaladı. Sibel Can'ın yeni albümündeki 'Aykırı Çiçek' (Söz-müzik) ve 'Benim Yerime de Sev'de de söz yazarı olarak Sezen Aksu'nun imzası var. Bülent Özdemir'in bestesini dinledim, muhteşem. Bülent yeni bir beste yaptığını söylemiş, Sezen'le buluşmuşlar. Bülent çalmış, o dinlemiş. Dört-beş tekrar sonrasında da kafasını kaldırarak, "Bülent yazdım şarkıyı" demiş. İnsan şu sözleri birkaç saat içinde nasıl yazar bir düşünün bakalım; Begonvil boy vermiştir şimdi yasemen basmıştır Bodrum'u. Kokusu geldi rüzgarın, bir kelebek öptü boynumu. Sen şimdi gerdanını maviye, göğsünü bir yelkenliye. Gönlünü ilk çıkan yaz seferine bağlamışsındır. Ahhh, vurunca diline sakız rakısını biraz da ağlamışsındır. Şimdi de 'Mehmet Şiiri' var, insana dokunan. Ağlayarak uyanmış uykusundan ve sabaha karşı yazmış. Emin olun öyle sözler var ki; şarkı olduğunda herkesi ağlatır yine... Bunlar Sezen'in son dönemde yazdığı şarkılardan sadece bildiklerimiz. Bilmediklerimiz de vardır belki. Hatırlarsanız, daha birkaç hafta önce Sezen Aksu'yu kıran tartışmalar yaşandı... Üretemeyenler; üreten bir insanı bulunduğu yerden alıp bir başka yere koymaya çalıştı. Şimdi; şarkılar en güzel yanıt değil mi sizce?
Sezen Aksu Tarkan’a, küskünlüklerinin sona ermesinin ardından ikinci kez jest yaptı.
Sahnedeki kadın henüz bitirmemiş olduğu bir şarkının sözlerini okudu. Bestesini herkes kendi yüreğinde yapacaktı. Türküleri sevenlere ağıt gibi gelecekti. Erat gazinosunda çalınan yanık bir bağlamanın sesini duyacaklardı. İzmirlisi çiftetelli dinleyecekti sanki, Trabzonlusu horon, Urfalısı uzun hava...Kuzusunu bayrağa saralı bir yıl olmuş baş örtülü teyze, sadece kendisinin duyduğu bir ağıt dinleyecekti. Sahnedeki kadının sözlerini o gece herkes kendince besteledi. Zeki Müren hayranı malulen emekli binbaşıya nihavent gibi geldi. İhtimal, Yüksekova’da operasyon emri beklenirken radyoda çalıyordu. Sanki birazdan kapı vurulacak, al yanaklı asker çay getirecekti. En arkalardaki yoksul gençler sözleri arabeske uyarladı. Nişanlısı Şırnak’ta asker olan kız macunlu kemanlar duydu. Yeğeni dağdan yıllardır inmemiş delikanlı içindeki telin titrediğini hissetti. Konseri merdivenlerde oturup seyreden genç adam on dördünde dağa çıkmış, yirmi birinde teslim olmuştu. Cezası bitince hemen askere almışlardı. Sahnedeki kadının şarkılarını bir kısa dönem çavuştan öğrenmişti. Sözleri dinlerken kulağına on dördünde koptuğu hayatın en kederli nameleri geldi. Gözlerinin önüne en son dağa gitmeden gördüğü kardeşinin çocuk yüzü... Temmuzda askere gidecek uzun saçlı gençlerse kadın sözleri okurken eski bir rock şarkısı duydular. Pink Floyd muydu, yoksa Led Zeppelin mi? Gitar uzun ve acıklı bir solo atıyordu. Etraflarına baktılar; hayır, onlardan başka duyan yoktu. Konser bitince Beşiktaş’a kadar yürüyüp oradan motora binecek olan Üsküdarlı kızlardan birinde Ceza tişörtü vardı. Dinlerken sözlerin altında sadece ritim duydular. Sonra fark ettiler; o ritim kendi kalplerinden geliyordu. Sahnedeki kadının sözleri ertesi gün bütün gazetelerde yayımlandı. Okuyan herkes içinden başka bir beste yaptı. Ortaya hiçbiri birbirine benzemeyen, milyonlarca şarkı çıktı. Türkiye’nin en güzel ve en kederli albümü... Albüm çıkar çıkmaz listelere bir numaradan girdi. Çarşılarda, pazar yerlerinde, ana caddelerde çalınmaya başladı. Müzik dünyası şaşkınlığını gizleyemedi. Tek şaşırmayan, o sözleri yazıp sahnede okuyan kadındı.Tuna Kiremitçi
Sezen Aksu, Açıkhava Tiyatrosu’nda verdiği konserde Onno Tunç için yazdığı "Yol Arkadaşım / Ben Sana Küsüm Aslında" adlı yeni şarkısını da seslendirdi. Aksu, "Şimdi bir semt adı vefa" sözleriyle, Onno Tunç’un "Şinanay" şarkısının kendisine ait olduğunu iddia eden Fuat Güner’i eleştirdiği öne sürülüyor. Sezen Aksu, önceki akşam Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nda verdiği konserde yeni bir bestesini de seslendirdi. Aksu’nun yıllarca birlikte çalıştığı, birçok unutulmaz şarkısını besteleyen, 1996 yılında kendi kullandığı uçağıyla Yalova yakınlarında dağa çarparak ölen Onno Tunç için yazdığı "Yol Arkadaşım" şarkısı hüzünlü melodilerinin yanı sıra sitem dolu sözleriyle de öne çıktı. Aksu’nun şarkının satır aralarında Fuat Güner’le girdiği "Şinanay" tartışmasına gönderme yaptığı iddia ediliyor. Aksu şarkıdaki, "Yol arkadaşım gördün mü / Duydun mu olup bitenleri / Kıskanıyor insan bazen / Çekip gidenleri... Hiç beklentimiz kalmamış / Dosttan bile... Şimdi bir semt adı vefa" dizileriyle Fuat Güner’i eleştirdiği ileri sürülüyor. Hatırlanacağı gibi "Şarkı Söylemek Lazım" adlı yarışma programında Ferda Anıl Yarkın, "Şinanay" (Ada Vapuru) şarkısının Onno Tunç’un değil Fuat Güner’in bestesi olduğunu iddia etmiş ve Güner de bu açıklamayı doğrulamıştı. Ardından Aksu, telefonla canlı yayına bağlanarak, "Onno Tunç kendini savunacak durumda değil. Ama ben yıllardan beri arkadaşım olan Fuat’a bir şeyler söylemek istiyorum; Fuat lütfen yargıya başvur. Her ne varsa ben cezasını çekmeye hazırım. Şu anda Onno Tunç’un suç ortağı olarak görünüyorum. Tekrar ediyorum, bu beste beş kez tekrarlanmıştır ve beste Onno’nundur" demişti. Medyada da büyük yankı bulan bu polemiğe en sonunda MESAM (Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği) el koyup, şarkının Onno Tunç’a ait olduğu açıklamıştı.
Şarkılarıyla eğlendiren, esprileriyle güldüren Sezen Aksu, sıra hüzünlü şarkılarına geldiğinde şehitlere yazdığı şiiri okudu. Aksu, 'Bu akıl tutulması bir an önce bitsin' dedi.
Hayranlarından biri konserde Aksu'ya oyuncak ayı hediye etti. Aksu, "Ben ne yapacağım bu ayıyı?" diye sorunca hayranı, "Torununa verirsin" yanıtını verdi. Aksu, "Ne torunu, öldürürüm Mithat Can'ı, daha benim apayrı planlarım var. Çocuklar bende, adamlar gitti. Ben artık aile hayatı yaşamak istiyorum. Daha çocuk yapmak istiyorum, imkânlarım zedelendi. Bundan sonra taşıyıcı anne" diye konuştu.
Minik Serçe hayranlarına resmi internet adresi aracılığıyla bir sürpriz yaptı. Aksu evininin kapılarını açtı. Tüm projelerini ve bilinmeyenleri anlattı.
Saran Holding'in 15'inci kuruluş yıldönümünde el ele dolaşarak aşklarını gözler önüne seren Hülya Avşar ile Sadettin Saran, holdingin sponsor olduğu engelli basketbol takımıyla yakından ilgilendi. Takımla birlikte hatıra fotoğrafı çektiren çifte Sezen Aksu da eşlik etti. Bu sezon sponsorluk desteği aldıktan sonra ikinci ligde şampiyon olan takım, önümüzdeki yıl Engelliler Basketbol Birinci Ligi'nde mücadele etme hakkı kazandı. Bayındırlık ve İskan Bakanı Faruk Özak (sağda) ise, gecede Sadettin Saran'a TBMM Futbol Takımı'na sponsor olduğu için milletvekillerinin imzaladığı bir forma hediye etti.
Özay Şendir
'Şinanay' şarkısı nedeniyle Sezen Aksu'nun Fuat Güner ile yaşadığı polemiğe canı çok sıkalan Kibariye, arkadaşı Aksu'ya destek olma kararı aldı. Kibariye, yeni albümünde ikisi yeni olmak üzere sadece Sezen Aksu şarkıları seslendirecek..
Şu ana kadar üç Sezen Aksu şarkısı seçen Kiboş; 'Kahpe Kader', 'Beni Unutma' ve 'Keskin Bıçak'ın dışındaki yedi şarkıya da önümüzdeki günlerde karar verecek. Bu yedi şarkıdan ikisi yeni Aksu şarkısı olacak. Kibariye albümündeki bir şarkıda, Aksu ile de düet yapacak. Aksu'ya destek vermek için yeni albümünün çıkış tarihini öne alan Kibariye, ilk kez bir albümünün tamamen Aksu şarkılarından oluşacak olmasından dolayı çok mutlu.
Bir yarışma programında başlayan ve Sezen Aksu'nun meşhur ettiği "Şinanay" şarkısının bestecisi tartışmasına MESAM son verdi.
Cengiz Semercioğlu salı günkü yazısında Sezen Aksu’nun haziran ortasında albüm çıkaracağını yazdı. Şaşırdım, çünkü bildiğim kadarıyla Sezen Aksu 2008’e kadar albüm çıkarmayacaktı.
Sezen Aksu, Candan Erçetin'in programına katılarak yıllar sonra bulunduğu itirafla herkesi şaşırttı.
Tüm konserlerin Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu'nda yapılacağı "BKM Açıkhava'da" etkinlikleri, altıncı yılında Sezen Aksu konseriyle başlıyor.
Ellerinde malzeme kalmadı. Kime saldıracaklarını, kime çamur atacaklarını şaşırdılar. Nasılsa konu magazin diye bu sefer kancayı Sezen Aksu'ya attılar. Ama Aksu gelemez böyle davranışlara.... Yok besteleri yabancı şarkılardan çalıntıymış, yok bazı bestelerini aslında Türkiye'nin başka nadide değerleri yaratmış! Nedense o nadide değerler iş zora gelince, hep kendileri adına başkalarını konuşturuyorlar. Kanları deli akan, herkese kafa tutmayı marifetmiş sayan gençler, yüzyılın gerçeğini açıklarcasına ustalarını koruyorlar. Ferda Anıl Yarkın (ki çok yetenekli olduğunu düşünüyorum) Fuat Güner'i, Niran Ünsal, Aysel Gürel'i kollayacağım diye ortalığı gereksiz yere alevlendirdiler. "Gereksiz," diyorum çünkü zaten ortam birine çamur at izi kalsın tarzına pek müsait. Bitti işte magazin bitti. Hüsnü Şenlendirici, Tamer Karadağlı, Gülşen, Neco, Hülya Avşar bir yere kadar... Halk da gazeteciler de sıkıldı. Biri de çıkıp Minik Serçe'ye laf atınca ellerini ovuşturmaya başladılar. Üstelik bu isim Fuat Güner olunca...
Kimler mi? Sezen Aksu’ya son günlerde sataşanlar, dil uzatanlar, şarkı sözlerinin çalıntı olduğunu iddia edenler. Vah vah, delinin biri kuyuya taş atmış 40 akıllı çıkaramamış. Bizim de bu kırk akıllı ünlüsü, ünsüzü, gazetecisi, köşe yazarı Sezen Aksu yorumlarını akıllarınca yapıyorlar da yapıyorlar.