TRT bayramı ve yeni yılı evinde kutlayanlar için ekranlarda kafa karışıklığına son verecek. Kumandalar fırlatılıp atılacak, gözler TRT’de olacak. Çünkü yılbaşında TRT’de bayram var!!! Hakan Urgancı ve Yasemin Pamukçu Başaran'ın sunacağı program saat 20.15’te başlayacak ve geç saatlere kadar devam edecek. İstanbul Tepebaşı Stüdyoları’nda günlerce süren çekimler ve titiz bir çalışma sonunda yine dev bir prodüksiyona imza atan TRT, yılbaşı gecesini unutulmaz bir şölene dönüştürecek. Hayranı olduğunuz, Türk Pop Müziği’nin genç ve yetenekli sesi Kenan Doğulu yılbaşı gecesinde evlerinize konuk oluyor. Sadece size, sadece TRT seyircilerine özel… En ön sıradasınız… Eurovision Şarkı Yarışması’ndan önce sizin ekranınızda… Kenan Doğulu muhteşem şovu ve konseriyle unutulmaz bir gece yaşatacak. Sezen ile Yeni yıla girerken de TRT’den ayrılamayacaksınız. Çünkü onu ekranda her zaman görmek mümkün değil. Geçmişten günümüze en güzel şarkıları ve benzersiz esprileriyle, yıllar geçse de inatla gencecik kalan yüreğiyle bir minik serçe… Sezen Aksu. Bu dev sanatçıya sahne dansıyla Tanyeli ve kıpır kıpır şarkılarıyla Hepsi grubu eşlik ediyor. Bununla da bitmedi!.. Erkekler giyin çizgili pijamanızı Gafur geliyor!.. 2007’ye girerken yılın şarkısı, yılın dansıyla buluşuyor… Sezen’in sesinden Çakkıdı’yı dinlerken, Gafur(Peker Açıkalın) muhteşem dansını yapıyor…
52. Eurovision Şarkı Yarışması’nda Türkiye’yi Kenan Doğulu temsil ediyor. Sanatçıya Sezen Aksu da destek verecek. Kenan Doğulu, Mayıs ayında yapılacak yarışma için 5 şarkı üzerinde çalıştıklarını söyledi. TRT Genel Müdür vekili Ali Güney, İstanbul’da düzenlediği basın toplantısında Eurovision Şarkı Yarışması’nda Türkiye’yi temsil edecek sanatçının Kenan Doğulu olduğunu açıkladı. Toplantıya katılan Kenan Doğulu, yarışmada Türkiye’yi başarılı bir şekilde temsil etmek istediğini belirtti. Doğulu şu anda 5 beste üzerinde çalıştığını, kesin kararın bir ay içinde verileceğini söyledi. SEZEN AKSU VE BİRÇOK SANATÇIDAN DESTEK Doğulu başta Sezen Aksu olmak üzere birçok sanatçının kendisine destek verdiğini de belirtti. 52. Eurovision Şarkı Yarışması, 12 Mayıs 2007’de Finlandiya’nın başkenti Helsinki’de yapılacak. “‘OPERA’ SONUNCU OLUNCA ÇOK ÜZÜLMÜŞTÜM” Kenan Doğulu, bir röportajında Eurovision Şarkı Yarışması’na yıllardan beri katılmak istediğini söylemiş, konuyla ilgili bir anısını anlatmıştı. Doğulu, “Çetin Alp’in söylediği ‘Opera’, Eurovision’da sonuncu olunca çok üzülüp, sabaha kadar ağladım” demişti.
Oyuncak bebekleri sevmediğin için... Sevseydin, her yürekte bir şarkın olmazdı şimdi. Hiçbir oyuncak bebek sana şarkılarını emzirirken aldığın zevki vermezdi. Evcilikte zaten huzur bulamazdın. Minnacık bir kadın görünsen de aslında ela gözlü bir devsin çünkü. Sana teşekkür ederim Sezen; alkışı sevdiğin için. Beslendiğin alkışları ruhumuzu besleyen şarkılara dönüştürdüğün için. Türkçenin en güzel ifadelerinin bıçak sırtlarında yeşerdiğini bilip hasat uğruna ayaklarını kanatmayı göze aldığın için. Eski Yunan'daki bağbozumu şenliklerinde inadına dans eden kadınların, Akdenizli dişi şairlerin geleneğine böylece kendi rengini kattığın için. Teşekkür ederim sana; tehlikeli sularda dolaşırken yelkenine sevgilerini üfleyen kadınları ve erkekleri sevdin. Erkekleri biraz daha fazla sevdiğini belli etmekte hiçbir sakınca görmedin. Sonuçta iki cins tarafından da delice sevilmek gibi, bu topraklarda çok nadir rastlanan bir konuma eriştin. Bunun mümkün olduğunu gösterdin bize. Ne zaman geçici bir emniyete ulaşsan, her şair gibi özgürlüğü seçtin. Turgut Uyar'ın yenilik amacıyla kendi şiirini her fırsatta riske etmesi gibi, sen de ustalığını riske etmekten kaçınmadın. Hem de sokağa çıkmanın bile başlı başına risk olduğu bir ülkede. Başkaldıranları sevdiğin için de sana teşekkür ederim: Cesaretin bazen en iyi yol arkadaşı olduğunu bu korkular ülkesinde bazen sayende anladık. Gazi Mahallesi'nde dövülen delikanlı da, asker yolu gözleyen anne de, yavuklusu dağa çıkmış genç kız da en dertli anında yanında şarkılarını buldu. Yani sevişirken de dinledik seni, savaşırken de... "Hakiki bir sanat eseri ideolojilerden oluşan zırhımızı delip geçer ve doğuştan gelen, bilinçle ilgisi olmayan o en gerçek yanımıza dokunur. Dünya görüşlerimiz farklı da olsa, bu sayede aramızda bir yürek dayanışması doğar" diyen Joseph Conrad'ı haklı çıkardın. Kim bilir daha neler neler için teşekkür borçluyum sana. Herkes gibi acılar çekip bu acılara aslanlar gibi sahip çıktığın için mi? Ağlamanın güzelliğini bile bile sevdiğine 'sen ağlama' diyebildiğin için mi? Yoksa hüzünlü bir kış günü, yaralarımızı sarmak için gittiğimiz şehirdeki 'Merhamet' heykelinin önünde, kulaklıkla dinlediğimiz şarkında bize ne kadar küçük ve önemsiz olduğumuzu hatırlattın diye mi? "Küçüğüm, daha çok küçüğüm. Bu yüzden bütün hatalarım..." Galiba herkese kısmet olmayan sevinçlerini paylaşarak yaşadığın için de teşekkür etmem lazım sana. Bir de ısrarla donuklaştırılmaya çalışılan bir toplumda neşenin ve eğlenmenin önemini unutmadığın, icabında bu yolda 'hafife alınmayı' bile göğüslediğin için. Ayrıca, unutulmayı takmadığın ve tam da bu yüzden hiç unutulmadığın için teşekkürlerden bir buket sana Sezen. Ajda Pekkan için yazmış olsan da aslında hep senin sesini taşıyan sözlerle; 'çelişkiden ve onaylanmayan ilişkiden' hiç korkmadığın için. Bir teşekkür buketi de bütün bunların mümkün olduğunu bize yaşayarak göstermene.... Çoğu siyaset adamının ya da 'ciddi' aydının üretemediği kadar pozitif değeri kız başına ürettin çünkü. En çok da müzik olmadan okumanın şarkı sözlerine biraz haksızlık olduğunu en iyi bilen olmana rağmen Eksik Şiir kitabını yayımladığın için müteşekkirim sana. Türkçenin köklü şiir geleneğinden beslenen bir büyük ozanın hangi yollardan geçtiğini görmek, özellikle kendini ifade etme konusunda zaman zaman sıkıntı çeken bir toplumun işine yarayacak bence. Birer teşekkür de hayata ve Metis'e tabii; biri seni, öbürü de kitabı bize bağışladıkları için.
(Tuna Kiremitçi'nin 15/12/2006 tarihli Radikal Pazar'daki yazısı)
Sezen Aksu yıllardır biriktirdiği şarkılarını kitaplaştırdı. ‘Eksik Şiir’ adıyla çıkan kitap, 30 bin adet basıldı. Acılarım oldu herkes gibi elbet/ Herkese kısmet olmayan sevinçlerim/ Unutulmayı da göze aldım, evet/ Hayat sana teşekkür ederim!
EKSİK ŞİİRLERİN YOLCULUĞU Sezen Aksu’nun 1975-2006 arasında yazdığı 400’ün üzerindeki şarkı sözünden seçilen 197’si ‘Eksik Şiir’ kitabında bir araya getirildi. Metis Yayınları’ndan çıkan ‘Eksik Şiir’ kitapçılara dağıtıldı. Aksu’nun kitabı ilk basımda 30 bin adet basıldı. Ülkemizde en ünlü şairlerin kitapları bile birkaç bin basılırken, Sezen Aksu’nun ‘Eksik Şiir’lerinde oldukça iddialı olduğu söylenebilir.
AKSU’NUN DİRENCİNİN KIRILDIĞI NOKTA Sezen Aksu kitabınının önsüzüne şunları yazdı: ”Bu kitap yakınlarımın, çoklukla da şarkılarımdaki sözlerle daha fazla ilişki kuranların, uzun yıllardır süregelen ısrarları sonucu oluştu. İlle de olmalı mıdır sorusu çok kurcaladı beynimi açıkçası. Epey bir süre çekimser kaldım. Karmakarışık his ve düşüncenin içinde olduğum günlerden birinde, bir cümle beni netleştirdi. Yıldırım’la (Türker) sohbet ediyorduk; ‘Borcun var’ dedi. Hafifleyiverdim. Seyreden de seyredilen de kendi tarafından bakar doğal olarak, görecelidir ama gerçek tektir. ve herkes gerçek olanı sezer, vicdanla sezer. Borcum var, farkettim ki ben bir tek bundan eminmişim zaten kayıtsız şartsız. Bu kitabın oluşması için direncimin kırılma noktası bu cümledir...”
Metis Yayınları Sezen Aksu'nun şarkı sözlerini kitaplaştırdı. Sanatçının 1975-2006 arasında yazdığı 400'ün üzerinde şarkının sözlerinden hazırlanmış, Eksik Şiir adını taşıyan seçki 15 Aralık 2006'da kitapçılarda olacak. Açılışında "Hayat Sana Teşekkür Ederim", finalinde ise "Gidemem"in yer aldığı kitapta 197 Sezen Aksu şarkısının sözleri yer alıyor. Türkiye'de art arda üç-dört kuşağın hatıralarında yer etmiş Sezen şarkılarını böyle bir kitap bütünlüğü içinde, bu kez "okunacak" bir şey olarak sunarken, sanatçının şarkı sözlerinin taşıdığı şiirselliği okurla paylaşmak, kendi müziklerine kavuşmazdan önce, kâğıt üstüne ilk geldikleri halleriyle okutmak istedik. Eksik Şiir, aşk ve sevgi, tutkularımız, vazgeçişlerimiz ve hep yeniden umutlanışımız üzerine bir kitap. İnsan olmakla ne kadar kırılgan olduğumuzu, ama her şeye rağmen yaralarımızı sarıp ayakta durabilecek güce sahip olduğumuzu kanıtlıyor.
İstanbul Kültür Sanat Vakfı ve Stifting Kulsan, 29 Ocak - 21 Nisan tarihleri arasında, Hollanda’nın Amsterdam ve Rotterdam şehirlerinde “Turkey Now” isimli bir festival gerçekleştiriyor. “Turkey Now” klasik müzikten popüler müziğe, dünya müziğinden caza, tiyatrodan dansa, zengin bir geçmişten yola çıkıp bugünün dinamik ve çağdaş Türkiyesi’ne ulaşan bir etkinlik. Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı ve Kültür Bakanlığı’nın katkılarıyla düzenlenen festivali, Hollanda’da Hollanda Eğitim Bakanlığı, Kültür Bakanlığı, Amsterdam Belediyesi ve AFKP Festivali destekliyor. Geçmişten bugüne, içinde barındırdığı Doğu ve Batı kültürleri arasındaki canlı ve sürekli etkileşimin en belirleyici özelliği olduğu Türkiye’nin kültürü, özenli bir programla Amsterdam ve Rotterdam’ın seçkin konser salonlarında seyircilerle buluşacak. Bugünün çağdaş ve dinamik Türkiye’sinin bir panoramasını sunmayı amaçlayan bu keyifli yolculuk 2004’te “Şimdi Now”la Berlin’de başladı. 2005’te “Şimdi Stuttgart”la devam eden etkinliklerin şimdiki durağı Amsterdam ve Rotterdam olacak.
PROGRAM Festivalin önde gelen isimleri arasında ünlü piyanist Fazıl Say var. Say, Rotterdam Filarmoni Orkestrası’yla 20 - 21 Nisan’da Rotterdam’da klasik müzikseverlerle buluşacak. Pop müziğin divası Sezen Aksu yerli ve yabancı hayranlarıyla 29 - 30 Ocak tarihinde Amsterdam ve Rotterdam’da buluşacak. Aksu’ya Arjan Tien yönetimindeki Metropole Orkestrası eşlik edecek. 26 Şubat tarihinde Joseph Wolfe yönetimindeki Borusan Oda Orkestrası Amsterdam’da bir konser verecek. Kardeş Türküler, Anadolu - Mezopotamya eksenindeki müzik geleneklerinin en güzel örneklerini 23 - 24 Şubat tarihlerinde sunacak. Anadolu halk şarkılarını orijinal dillerinde yorumlayan grubun ilkesi çokkültürlü bir coğrafyada kardeşlik içinde bir arada yaşamaya dayanıyor. Bir diğer kaçırılmaması gereken gereken etkinlikse 10 - 11 Şubat’taki Hüsnü Şenlendirici ve ünlü Sırp grup Balkanopolis konseri olacak. 16 - 17 Mart tarihinde sahne alacak, dünya müziklerini eşsiz yeteneğiyle biraraya getiren Uğur Işık’la, çello sanatçısı Erik van der Westen konseri de Festivalin renkli buluşmalarından biri olacak. 9 Mart’ta Amsterdam’da seyirci karşısına çıkacak Mercan Dede geleneksel ve elektronik müziğin eşsiz beraberliğini benzersiz yorumu ile sunacak. 31 Mart’taki Telvin ve Eric Vloeimans konserinde cazseverler perdesiz gitarın büyük ustası Erkan Oğur’u ve Hollandalı trompetçi Eric Vloeimans’ı aynı sahnede dinleme olanağını yakalayacaklar. Ayrıca 16 Şubat’ta Türk piyanist Ayşe Tütüncü ve 10 Mart’ta saksofoncu İlhan Erşahin de Amsterdam Bimhuis’te dinlenebilecek. 2006’da düzenlenen 15. Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali’nde prömiyerini yapan Pierre Chabert’in yönettiği ve Genco Erkal’ın başrolünü üstlendiği Samuel Beckett’in “Oyun Sonu” adlı oyunu Balie tiyatrosunda izleyici karşısına çıkacak. Festivalin tiyatro programında çağdaş metni ve rejisiyle dikkat çeken “İki Kişilik Bir Oyun” ve Mustafa Kaplan’ın çağdaş koreografisiyle sahnelen bir dans gösteri de yer alıyor. Ankara Devlet Opera ve Balesi dansçıları üç farklı koreografiyi biraraya getiren Bahar Tangosu’nu Amsterdam Muziekgebouw’da sergileyecekler.
MEKANLAR De Balie, Bimhuis, Konser ve Kongre Sarayı de Doelen, Concertgebouw, Muziekgebouw ve Kit Tropen Tiyatrosu etkinliklerin gerçekleşeceği salonlar.
Uğur Yücel, eski Yeşilçam melodramlarına bir saygı duruşu niteliğindeki 'Hayatımın Kadınısın' filminin senaryosunu Türkan Şoray'ı düşünerek yazdığını açıklamıştı. Yücel, şimdi de hayatındaki bir başka önemli kadın için, pop müziğin Minik Serçe'si Sezen Aksu için senaryo yazıyor. 'Yalnızlık Senfonisi' adlı filmde Aksu başrolde olacak ve filmin müziklerini yapacak. Uğur Yücel hem filmi yönetecek hem Minik Serçe'yle başrolü paylaşacak. Sezen Aksu'nun film teklifini kabul ettiğini belirten ünlü sanatçı şöyle devam etti: "Sezen'in ikimiz için yazdığı şarkıyı filmin müziği yapacağız ve şarkıyı birlikte seslendireceğiz. Çekimlere ise yaz aylarında başlayacağız." Aksu, 1989'da Yavuz Özkan'ın yönettiği ve Ferhan Şensoy'la başrolü paylaştığı 'Büyük Yalnızlık'ın ardından 17 yıl sonra bu filmle yeniden beyazperdeye dönecek.