28 Nisan 2006

Yazın albümü Süperstar'dan

Ajda Pekkan, 4 yıl aradan sonra Sezen Aksu destekli 'Cool Kadın Değilim' adlı bir albümle geliyor. Albümde Orhan Gencebay, Tuna Kiremitçi ve Zülfü Livaneli şarkıları da yer alıyor.

Süperstar Ajda Pekkan'ın, Sezen Aksu destekli "Cool Kadın Değilim" isimli albümü 12 Mayıs'ta DMC etiketiyle piyasaya çıkacak. Prodüktörlüğünü Yaşar Gaga'nın, genel koordinatörlüğünü Ayşe Ersayın'ın yaptığı albümde 12 şarkı yer alıyor. Sezen Aksu, Ajda Pekkan'ın 4 yıl aradan sonra çıkaracağı albüme, söz ve müziği kendisine ait olan "Yok ki", Can Algeç'in iki bestesine yazdığı "Vitrin" ve "Cool Kadın Değilim" isimli şarkı sözleriyle destek verdi. Orhan Gencebay'ın "Kaderimin Oyunu" adlı şarkısının da bulunduğu albümde Pekkan, Emma Shapplin'in "Spente le Spelle" isimli aryasının yanı sıra, Bülent Özdemir, Zülfü Livaneli ve yazar Tuna Kiremitçi'ye ait şarkıları da seslendirdi.

Pekkan, kayıtları Aksu'nun Kavacık'taki stüdyosunda yapılan albümü, piyasaya çıkmadan önce yakın dostlarına dinletti. Arkadaşlarının, klip çekilecek çıkış şarkısı konusunda "Cool Kadın Değilim" ve "Vitrin" arasında kararsız kaldığını söyleyen Pekkan, "İki şarkı da çok beğeniliyor. Biz de ilk klibi hangisine çekeceğimiz konusunda kararsız kaldık" dedi.

Albüm kapağı fotoğrafları için 2 Mayıs'ta Nihat Odabaşı'nın objektifinin karşısına geçmeye hazırlanan Pekkan, heyecanlı günler geçirdiğini söyledi. Pekkan'ın yakın dostu Ayşe Ersayın ise, "Muhteşem bir albüm hazırlandı. Bazılarında bir ya da iki hit şarkı çıkar ama Ajda Hanım'ın bu albümünde 9 tane hit şarkı var. Kasetin müzik direktörlüğünü Kıvanç K. yaptı. Kıvanç albümün son düzeltmelerini Londra'da yapacak" diye konuştu.

26 Nisan 2006

Ajda'nın 'Vitrin'i çok beğenildi

Yeni albümü için uzun süredir stüdyoya kapanan Ajda Pekkan'ı, uzun aradan sonra ilk kez önceki akşam Banlieue'de gördüm. Kardeşi Semiramis Pekkan ve yakın arkadaşı Selma Türkeş'in de aralarında olduğu grupla yemeğe gelmişti. Ünlü şefler Gazi-Bilal Ateş'in hazırladığı enfes yemekleri afiyetle yiyen ve keyiflenen Pekkan, saatler gece yarısını gösterdiğinde şoförünü eve yollayıp, henüz piyasaya çıkmayan yeni albümünü getirtti. Pekkan'ın yeni şarkıları, mekandaki herkesten tam not aldı. Özellikle 'Vitrin' adlı şarkısı yoğun istek üzerine tam üç kez tekrarlandı. Pekkan, gece 03.00'e kadar dans edip eğlendi.
(Bülent Cankurt'un 26.04.2006 tarihli Sabah'taki yazısından)

24 Nisan 2006

Belki bir çocuk seçersiniz köyden

Benim çocuk olduğum yıllarda Türkiye daha fakirdi ama çocuklarını gaspa yönlendiren, cinayete azmettiren, radikal söylemlerin temsilcisi gibi ön saflara kurbanlık veren anne babalar yoktu.
Ne güzel bir bayramın içine düştü yazım. Bugünün satırlarını ülkemizin çocuklarına, çocukları çocuklar için düşünen, hayatı onlara hazırlamak için yüreklerini, imkanlarını açan, ellerini, sevgilerini uzatan vatandaşlarımıza, kurumlarımıza adıyorum. Hepimizin 23 Nisan'ı kutlu olsun.
Benim çocuk olduğum yıllarda Türkiye bugünkünden daha zengin değildi. Hatta çok daha fakirdi. Ama, çocuklarını gaspa yönlendiren, cinayete azmettiren, radikal söylemlerin temsilcisi gibi ön saflara kurbanlık süren anne, babalara rastlamamız da pek mümkün değildi.
Ekonomik yoksunluk bu zaafların hiç birine sebep gösterilemezdi çünkü. Toplum bunu kabul etmezdi. Ekonomik çöküş başka bir şeydi, ahlaki çöküş başka. Aileleri maddi açıdan sıkıntılı olan çocuklar da 23 Nisan'ı mutlu kutlardı. Bu günün onlar için ne ifade ettiğinin farkında, diğer bayramlardan farklı kutlardı çocuklar 23 Nisan'ı. En sakin, en pısırık, evinde en disiplinli yetiştirilen arkadaşlarımız bile farklı coşarlardı o gün. Ailelerimiz, öğretmenlerimiz, komşularımız, herkes kutlamayı çocuklarla öyle paylaşırlar, ülkenin geleceği için ne büyük ümit kaynağı olduğumuzu öylesine fark ettirirlerdi ki, algıladığımız güven duygusu ile coşar, toplumun içinde o küçük yaşımıza, minik boyumuza rağmen önemli olduğumuzu hissederdik.
Çocuğun hayatında sevgiye inanç ve sevgiyi paylaşmak çok önemli. Bu değerlerle büyüyenler, hayatlarında asla sevgiden vazgeçemezler, imkanları olduğu kadar da paylaşırlar. Paylaşılınca azalmayan harika bir duygudur 'sevgi.' Aslında ne kadar kolay verilebilir, değil mi?
1700 KİŞİ ONU İZLEDİ
19 Nisan akşamı 'Bolluca Çocukköyü' yararına düzenlenen Sezen Aksu konseri bunun en güzel örneklerinden biriydi. Lütfi Kırdar'ı dolduran 1700 izleyici, Şişli Belediyesi'nin sponsorluğunda gerçekleştirilen gecede, bila ücret sahne alan Sezen Aksu'yu ayakta alkışladık. Bolluca'nın minikleri, bir şarkı söylemek için sahneye çıktıklarında, özgüvenli duruşları, pırıl pırıl, aydınlık bakışlarıyla, sevgi ve yuva kavramı verdiğimiz takdirde çocuklarımıza neler kazandırabileceğimizin tartışılmaz örneklerini sergilediler. Ellerinde taşıdıkları çiçeklerden daha çiçek, biz salonda oturan büyüklerden daha büyüktüler. Minik Serçe Sezen ise bir 'dev'di. Kocaman yürekli bir dev... Ruhu, his dünyası, sınırsız duyarlığı ve sevgisi, alçakgönüllülüğü, sıcacık insanlığı ve kendi içindeki çocukla barışık ve mutlu hali ile gecenin sebebine, anlamına bu kadar uyabilecek sanatçı az olurdu.
(Nermin Bezmen'in 23.04.2006 tarihli Akşam'daki yazısından)

23 Nisan 2006

Stimmen'06

Almanya'nın Bavyera eyaletinin küçük bir yerleşim yeri olan Lörrach'da 28 Haziran'da başlayacak olan müzik festivalinin ana teması Türkiye'ye ayrıldı. Mercan Dede, Aynur, Kardeş Türküler'in yanısıra Türkiye'nin Madonna'sı olarak tanıtılan Sezen Aksu da konuklar arasında.

Bilgi için:
stimmen

22 Nisan 2006

Müslüm Baba buraya eller havaya!

Müslüm Gürses yaktın bizi! Sezen Aksu'yla düeti 'Sebahat Abla'yı mı anlatsam, Garbage'ın James Bond şarkısının Türkçesi 'Bir Ömür Yetmez'i mi? Vallahi, Müslüm Baba'nın yeni albümü 'Aşk Tesadüfleri Sever' olay olay! Murathan Mungan şarkıları seçmiş, Mehmet Bilal, Ahmet Güntan, Birhan Keskin, Barış Pirhasan, Tuna Kiremitçi sözleri yazmış ve şahane bir albüm çıkmış. Salı gecesi Esma Sultan Yalısı'nda da tanıtımı vardı. Kaçırır mıyım, hemen ışınlandım tabii. Bakıyorum sadece ben değil bütün basın ışınlanmış. Gecelerin demirbaşı Onur Baştürk, Ali Atıf Bir, Mehmet Tez, X-Large'ımız canımız Rahşan Gülşan, Ebru Çapa...
Ooo, günün adamı Teoman'ı görüyorum sanki ve gözlerime inanamıyorum. Dakika bir gol bir çıkmış dışarı, gelmiş tanıtıma, gazetecilerin kaynadığı ortama. Hani Beyoğlu'nda bar çıkışı zil zurna sarhoş olmuş, iki kişi taşırken boy boy fotoğrafları çıkmıştı ya! Teoman resmen Müslüm Gürses'ten sonra gecenin adamı... Etrafı gazeteci ordusu. Dakikada üç röportaj veriyor, o da yetmiyor kadın hayranlarıyla fotoğraf çektiriyor. Ben de iki ara bir derede sıkışıp soruverdim tabii; "Teomancım, tam da gününde bu tanıtıma gelmek büyük cesaret doğrusu, ortaya çıkarsam konu daha hızlı kapanır diye mi düşündün?" Teo'dan gülerek cevap; "Şutu alıp başka kaleye atarsın olur biter." Teoman'dır ne yapsa tamamdır diyorum, albüme geçiyorum. Murathan Mungan'ın sözlerini yazdığı Sezen'li 'Sebahat Abla' bomba... 'Bir Ömür Yetmez' de, Tanju Okan'ın 'Kadınım'ı da güzel ama benim favorim Alpay Nazikioğlu'nun 'Ayrılık Rüzgarı'... "Allahım bilmem neden geldi bunlar başıma. Birdenbire kapıldık ayrılık rüzgarına. Oysa hayat akıp gider Sanki bir şey olmamışçasına. Güneş de doğuyor. Gülerek umutsuz yarınlarıma" Çok damardan çooook...
(Ayşe Özyılmazel'in 21.04.2006 tarihli Sabah'taki yazısından)

18 Nisan 2006

Liseli aşıklar gibiler...

Ünlü sanatçı Sezen Aksu ile beş yıldır birliktelik yaşadığı Önder Fırat, bir ayrılıp bir barışmalarıyla liseli aşıkları anımsatıyor! Çiftin son ayrılığı ise, iki hafta önce Sezen Aksu'nun Amerika'dan dönmesinin hemen ardından gerçekleşmişti. İlişkilerinin başından beri bir ayrılıp bir barışan Sezen Aksu ve Önder Fırat'ın yakın çevresi, çiftin son ayrılığıyla ilgili konuşmaktan kaçınsa da, herkesin dilindeki cümle şuydu: "Bu kez dönüşü olmayan bir ayrılık yaşıyorlar!" Ancak bu düşüncenin üzerinden çok geçmedi ve ayrılığa dayanamayan Aksu ve Fırat, ilişkilerine devam kararı aldı. Çift, şimdilerde yakın dostlarına, "Bu bizim her zamanki halimiz. Ayrılıklarımız asla uzun sürmez!" diyormuş.

ÇOCUKLAR İÇİN SÖYLEYECEK
Sezen Aksu, yarın akşam Lütfi Kırdar'da Türkiye Korunmaya Muhtaç Çocuklar Vakfı Bolluca Çocukköyü yararına özel bir konser verecek. Konserin biletleri Türkiye Korunmaya Muhtaç Çocuklar Vakfı'nın (0212) 274 95 45 numaralı telefonundan temin ediliyor.
(18.04.2006 tarihli Sabah'la Günaydın'dan)

17 Nisan 2006

Bir Murathan Mungan, Müslüm Gürses yapımı

Ünlü yazarlar Müslüm Gürses’in son albümü için seferber oldu, ortaya çok konuşulacak bir aranjman albüm çıktı. Yılların Müslüm Baba’sı, yeni albümü Aşk Tesadüfleri Sever’de Bob Dylan, David Bowie, Haris Aleksiyu, Garbage, Björk gibi Batılı sanatçılardan şarkılar okuyor.
Şarkıların Türkçe sözlerini Murathan Mungan, Tuna Kiremitçi, Barış Pirhasan gibi ünlü edebiyatçılar kaleme aldı. Hazırlıkları iki buçuk yıl sürdü. Konsepti, şarkıları, şair ve düzenlemecileri Murathan Mungan belirledi. Şimdi ikisi de 18 Nisan’da çıkacak albümün heyecanını yaşıyor.
Müslüm Gürses’in klasik dinleyicisi bu tür farklı projelere nasıl tepki veriyor?
- Vallahi arkadaşım, biz önceki kasette de böyle farklı tarzlara yer vermiştik. Gayet olumlu tepkiler aldık. Umarım müzikseverler tepkilerini yine olumlu yönde ortaya koyarlar. Ama bizim kendi tarzımız da yine albümde göze çarpacaktır. Çok renkli bir albüm oldu. Gökkuşağı gibi bir şey oldu. Her yüreğin dinleyip kendini bulabileceği hikayeler var.
Sezen Aksu ile düet yaptığınız bir şarkı var. Aynı anda mı stüdyoya girdiniz, yoksa sonradan kayıtlar mı birleştirildi?
- Sezen Aksu ile buluştuğum şarkı bir Yunan bestesiydi. Sezen Aksu ile değerlendirmek fikri kolektif olarak ortaya çıktı. İçinde iki ayrı hikaye var. Biri Sebahat Abla hikayesi, onu ben anlatmaya çalıştım. Bir de Sezen Hanım’ın seslendirdiği Eşref Abi. Kayıtları ayrı zamanlarda yapıldı, sonradan birleştirildi. Ben o şarkının kaydı için 3 bin kilometre uzaktan geldim. Rahatsızdım ama rahatsızlığımız sakil durmadı.
Albümdeki şarkıların seçilmesinde sizin de önerileriniz oldu mu ya da okumam diyerek reddettiğiniz parça var mıydı?
- Ben yabancılardan Frank Sinatra, Ofra Haza bir de Nat King Cole denilen bir saygıdeğer dostumuz var, onu dinlerim. Şarkıda bana gelen haz ve içerik kafama yatıyorsa, bende sırıtmıyorsa sorun olmaz. Önümüze yabancı kaynaklı birçok şarkı geldi, içlerinde bunlar beni sardı. Şarkının okunmasında en büyük irade benim ama aramızda her konuda uyum vardı.
Şarkılarını seslendirdiğiniz yabancı sanatçılardan önceden sevdiğiniz, aynı sahneyi paylaşmak isteyeceğiniz kimse var mı?
- Mesela Haris Aleksiyu olabilir. Sırıtacağını zannetmiyorum. Zaten müziğin kendisi de dostluktur, paylaşımdır.
Yurtdışına açılmayı, İngilizce albüm yapmayı düşünüyor musunuz?
- Tabii bunlar hemen boyacı küpü gibi bir batırıp çıkararak olacak hadiseler değil. Emek istiyor, zaman istiyor, maddi açıdan güç istiyor, çalışmak istiyor. Ama zamanı gelirse, şartlar oluşunca neden olmasın?
Şarkılarını seslendirdiğiniz sanatçılar, mesela Björk ya da Garbage bir gün sizden beste istese verir miydiniz?
- (Şaşırıyor, uzunca düşünüyor ve gülümseyerek) Veririm tabii ki. Neden verilmesin? Müzikte egoistliğe yer yok. Paylaşım var.
Pasaj Müzik bu albüm için özel bir sunum çalışması yaptı. Siz de bir imaj yenilemesi yapacak mısınız? Yılların Müslüm Baba’sı değişecek mi?
- Albümde tarz değişikliği derken, tamamen kendi tarzımızdan kopmuş bir vaziyetimiz yok. Halimizden memnunuz. Bu tür değişiklikleri yeni renkler olarak kabul etmek lazım. Stüdyoda yakışıyor mu yakışmıyor mu diye bir ön tavrımız oluyor. Bir şey bize yakışmıyorsa "şu moda" diye ona sarılmanın, kendine monte etmenin alemi yok.
Bu albüm hem Müslüm Gürses çizgisinin çok dışında, hem de Türkiye’de yaygın olarak bilinen Batılı şarkılardan oluşmuyor. Ne İsa’ya ne Musa’ya yaranamama riski yok mu? Kim için yapıldı bu albüm?
- O söylediğin benim kaderim, umarım bu albümün kaderi olmaz. Hotel California gibi ilk akla gelen, tavernalara kadar düşmüş şarkılar vardır ya, yaparsan bankodur. Onlardan kaçındım. Bu albüm Türkiye’ye benzesin istedim. Bob Dylan dinleyen kuşağa da hitap edecek, varoşlarda oturan oğlu evden kaçmış insanlara da. Ama şunu baştan söyleyeyim, Müslüm’ün geleneksel dinleyicisiyle bağını tamamen koparmasını istemedim. Müslüm Gürses’ten bir Bülent Ortaçgil bir Mazhar Alanson yaratmaya çalışmadım. Ben onu Olmadı Yar ya da Paramparça’dan sonra keşfetmiş biri değilim ki. 80’lerden beri dinlediğim, çok sahip çıktığım şarkıları var. Arabeski küçümseyenlerden olmadım. Güzel, karşıma hangi kılıkta çıkarsa çıksın, tanırım, benden kaçmaz. Bu toprakların yerel renklerini çok iyi yansıttıklarını düşündüğüm Müslüm ve Sezen’in mutlaka biraraya gelmesini istiyordum. Kırık bir Ege vardı hep kulağımda. Sebahat Abla öyle çıktı: Patiskadan perdeleri/rüzgar taşır etekleri/saksıda çiçekleri/ah kokuyor hálá.
Sözleri mahalle insanlarını anlatan bazı şiirleri örneğin Fahriye Abla’yı çağrıştırdı bana.

- Geçmişle zengin bir gönderme ilişkisi kurmak istedim zaten. Benzerliği kadar farklılıklarıyla da. Orada Türk şiir geleneğine, mahalle aralarını anlatan Türk hikayesine ve yerli filmlere bir saygı, bir selam var. Hikayeyi şarkıya gömdüm. "Kimse bilmez neden bitti" diyorlar.
Peki Sezen Aksu’yu nasıl çektiniz işin içine?
- Sezen de benim gibidir: Güzeli tanır. Sen okumazsan başkasını düşünmüyorum, dedim. Ah Oğlum’un sözlerini yazarken, daha aynı gün şarkı bitmeden telefon çaldı, Sezen’di arayan. Ona ilk iki dizesini okudum. Büyük bir boğumlu ses çıktı Sezen’den. "Hayır kimse ölmemiş" deyip telefonu kapattı. Beş dakika sonra tekrar aradı: "Kusura bakma, suratına telefon kapattım ama evdekiler biri öldü, sen de ölüm haberi veriyorsun sandılar. Şarkı beni mahvetti ne yazdın sen böyle!" O an kavradım ne yaptığımı. Bir şarkının nerelere kadar gidebileceğini ondan iyi kim bilir?
Ortaya çıkan sonuçları eser sahiplerinden dinleyen oldu mu?
- Bir kere zaten son halini görmeden sana olur vermiyorlar. Bütün şarkı sözleri Bülent Somay tarafından İngilizce’ye çevrildi. Kimselere izin vermeyen Björk, sözleri görüp demoları bile dinledikten sonra onay verdi.

AŞK TESADÜFLERİ SEVER
Şarkı-Beste-Söz
1-Bir Ömür Yetmez, Garbage, "The World Is Not Enough", Mehmet Bilal Dede
2-Hayat Berbad, Bob Dylan, "Mr Tambourine Man", Ahmet Güntan
3-Affet, Rainbow, "Temple of the King", Tuna Kiremitçi
4-Kış Oldum, David Bowie, "I’m Deranged", Birhan Keskin
5-Nilüfer, Sunay Özgü (yeni), Murathan Mungan
6-İstanbula Elveda, Leonard Cohen, "Alexandra Leaving", Barış Pirhasan
7-Artakalan, Serge Gainsbourg, "Amour Des Feintes", Birhan Keskin
8-Sebahat Abla, Haris Alexiu, "Krata Gia To Telos", Murathan Mungan
9-Döndür Yolumdan, Özgür Pamukçu (yeni), Özgür Pamukçu
10-Ayrılık Rüzgarı, Saint Preux, Alpay Nazikioğlu
11-Aşk Bu, Abed Azrie, "Murmur of the Breeze", Murathan Mungan
12-Ah Oğlum, Burhan Bayar (yeni), Murathan Mungan
13-Kadınım, Dabadie, Tanju Okan, Mehmet Teoman
14-Aşk Tesadüfleri Sever, Björk, "Bachelorette"Murathan Mungan
(16.04.2006 tarihli Hürriyet'ten)

Erol Evgin'i dinledi

Sevilen sanatçı Sezen Aksu, geçtiğimiz cuma akşamı, The Plaza Otel'in Roof'unda sahne almaya başlayan Erol Evgin'i dinlemeye gitti. Siyah renk bir elbise giymeyi tercih eden Aksu, geceye bir bayan arkadaşı ile birlikte katıldı. Evgin'in programı biter bitmez mekandan ayrılan Sezen Aksu, sorulan hiçbir soruya yanıt vermedi.
(17.04.2006 tarihli Sabah'tan)

15 Nisan 2006

Sezen ağlattı

Müyap ödül töreninde ödüle layık görülen Sezen Aksu ve Sibel Can, birlikte sahneye çıkarak seslendirdikleri düet şarkıyla gecenin yıldızı oldular. Aksu'nun seslendirdiği "Gidemem" şarkısı sırasında Sibel Can gözyaşlarını tutamadı.
Müzik Yapımcıları Derneği'nin (MÜ-YAP) düzenlediği "Türkiye Müzik Endüstrisi 2006" ödül töreninin yıldızı Sezen Aksu oldu. Aksu, “Bahane” albümünün yanı sıra Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) ve Turkcell'in 2000 yılında başlattığı Kardelen Projesi'ne destek amacıyla çıkardığı "Kardelen" albümüyle de "Diamond" ödülünün sahibi oldu. Kız çocuklarının okutulması amacıyla başlatılan Kardelen Projesi kapsamında ücret almadan çok sayıda konser de veren sanatçı, yaptığı konuşmada hem Kardelen albümünü alanlara hem de kendisini bu ödüle layık görenlere teşekkür etti.
"Türkiye Müzik Endüstrisi 2006" gecesine katılan Sibel Can, albüm satışı 200 bin sınırını aştığı için Platin ödülün sahibi oldu. Törende derin göğüs dekolteli elbisesiyle dikkatleri çeken Can, "Lale Devri" adlı şarkıda da Sezen Aksu ile düet yaparak konuklardan büyük alkış aldı.

(14.04.2006 tarihli Hürriyet'ten)

ATV Müyap haberi: indir

13 Nisan 2006

Sezen Aksu ödülleri topladı

Müzik Yapımcıları Derneği'nin (MÜ-YAP) düzenlediği ''Türkiye Müzik Endüstrisi Ödülleri 2006'' töreni, Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı'nda yapıldı.
Albümlerin satış oranına göre ''Diamond'', ''Platin'' ve ''Altın''ödüllerinin sahiplerini bulduğu gecede, ünlü sanatçı Sezen Aksu, geçen yıl çıkardığı ''Bahane'' ve ''Kardelen'' adlı albümleriyle 2 ''Diamond'' ödülü alırken, aynı zamanda ''Yılın En Çok Satan Albümü'' ödülüne de layık görüldü.
Ödül töreninde, Rafet El Roman ve İbrahim Tatlıses de diğer ''Diamond'' ödüllerini alırken, Sibel Can, Yurtseven Kardeşler ve Ankaralı Namık da ''Platin'' ödülü kazandı.
''Altın'' ödüllere layık görülen sanatçılar da şöyle: İzel, Lara, Şebnem Ferah, Zeynel ve Kenan Vardık, Kibariye, Hatice, Gökhan Özen, Berdan Mardini, Yavuz Bingöl, Nilüfer, İntizar, Yalın, Alişan, Ceylan, Ferhat Göçer, Manga, Ebru Gündeş, Candan Erçetin, Latif Doğan, Uğur Arslan, Hasan Yılmaz, Zara, İzzet Yıldızhan, Hakan Altun ve Deniz Seki.
Gecede bir konuşma yapan MÜ-YAP Başkanı Bülent Forta, müzik endüstrisi açısından 2005 yılının zor bir yıl olduğunu vurgulayarak, satışların yüzde 30 gerilediğini kaydetti.
Özellikle kaset satışlarında çarpıcı bir düşüş yaşandığını anlatan Forta, bu düşüşün temel nedenlerinden birinin, yasadışı kopyalama yanikorsan olduğunu, buna son zamanlarda internet korsanlığının da eklendiğini söyledi.
Gecede, korsanla mücadeledeki çalışmalarından dolayı İstanbul Valiliği ve Emniyet Müdürlüğü adına İstanbul Vali Yardımcısı Cumhur Güven Taşbaşı ve İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah'a teşekkür plaketi sunuldu.
Cerrah, yaptığı konuşmada, ''Sanatçı dostlarımızın emeklerinin heba olmasına gönlümüz razı değil. Bu yüzden emeklerimizin en yoğununusanatçı dostlarımıza ayırdık. Korsanla mücadelemiz yoğun oldu, ama bu mücadeleden vazgeçmemiz mümkün değil'' dedi.
Ödülleri sunan isimlerden CHP Milletvekili ve sinema oyuncusu Berhan Şimşek de eser sahiplerinin telif hakları sorununa değinerek, hükümetin gündeminde 5846 sayılı yasaya by-pass niteliğindeki bir değişiklik önergesinin bulunduğunu söyledi.
Şimşek, ''Ama sanıyorum ki bu ülkenin halkı sanata sahip çıkacaktır'' diye konuştu. Gece, Sezen Aksu'nun konseriyle sona erdi.

Sezen Aksu Sahnede... İndir, izle...

Konser Programı

Altı Nokta Körler Vakfı yararına Sezen Aksu konseri
22 Nisan Cumartesi 20:30
Mekan : Mustafa Kemal Merkezi Gösteri Salonu
Bilet Fiyatları : 60 YTL - 50 YTL

Program;
*Görme Engelliler Korosundan İstiklal Marşı
*Görme Engelliler Tango Gösterisi
*Sezen Aksu Konseri

Biletler için biletix

12 Nisan 2006

Müthiş üçlüden "Sebahat Abla"

Müslüm Gürses, iki yıldır üzerinde çalıştığı "Aşk Tesadüfleri Sever" adlı albümde yer alan "Sebahat Abla" adlı şarkıda Sezen Aksu'yla düet yaptı. Şarkının sözlerini ise ünlü şair Murathan Mungan yazdı.
Müslüm Gürses'in Pasaj Müzik etiketiyle çıkacak olan "Aşka Tesadüfleri Sever" tamamlandı. 18 Nisan'da çıkacak albümüm en büyük sürprizlerinden biri de Sezen Aksu'yla Müslüm Gürses'in düet yaptığı "Sebahat Abla" adlı şarkı. "Sebahat Abla", Haris Alexiou'nun "Krata Gia to Telos" şarkısına "Aşk Tesadüfleri Sever" albümünün aynı zamanda süpervizörlüğünü de üstlenen Murathan Mungan'ın yazdığı sözlerle oluştu. Şarkı Ege ritmini taşıyan, bize çok yakın, Uşşak makamı tadında bir Yunan bestesi. Gürses, daha birçok sürprizin olduğu ve Yeni Rakı'nın katkılarıyla hazırlanan albümün beş parçasını 18 Nisan'da, Esma Sultan Yalısı'nda yapılacak yapılacak bir organizasyonla davetlilere seslendirecek.

İşte o şarkı:
Kahvenin önünden
Şöyle salınır geçerken
Hayat dururdu sanki
Zamana değmeden
Bulaşır neş'esi
Konuşup söylerken
Dağılırdı gam keder
İnsanın kalbinden
Mahallenin sevgilisi
Kadeh gibi çınlar sesi
Yaz kış açık penceresi
Ah Sebahat Abla

10 Nisan 2006

Minik Serçe'nin oğlu kanatlandı!

Sezen Aksu'nun oğlu Mithat Can, annesinin Kanlıca'daki evindeki stüdyosunu taşımaya karar verdi ve Ortaköy'de 2 bin 500 dolara hem ev hem de stüdyo olarak kullanacağı bir ev tuttu. Mithat Can'ın 20 yaşından sonra ayrı eve çıkma kararı; geçtiğimiz aylarda annesi Sezen Aksu'yu derinden yaralamıştı. Yaşadığı üzüntüyü son albümüne koyduğu 'Kınalı Kuzum' isimli şarkısında anlatan Aksu, uzun süre oğlunun ayrı evde yaşamasına alışamamıştı. Aksu'yu teselli eden tek şey ise Mithat Can'ın Kanlıca'daki yalının alt katını stüdyo olarak kullanmasıydı. Ancak bu durum fazla uzun sürmedi. Geniş bir ev arayışına giren Mithat Can, Ortaköy'de aylık kirası 2 bin 500 dolar olan bir daire tuttu. Genç müzisyen şimdilerde annesinin evindeki stüdyoyu taşımakla uğraşıyor.
(10.04.2006 tarihli Sabah'la Günaydın'dan)

Levent Yüksel'den 'Kadın Şarkıları'

Pop müziğin güçlü yorumcusu Levent Yüksel, 'Kadın Şarkıları' isimli projesiyle sıradışı bir albüme imza attı. Yeni albümüne daha önce pop müziğin ünlü kadın sanatçıları tarafından seslendirilmiş şarkıları alan Yüksel; Sezen Aksu'dan eski eşi Sertab Erener'e, Esmeray'dan Nilüfer'e kadar birçok ismin şarkısını söyledi.
Levent Yüksel, yeni albümünde neden sadece kadın şarkılarına yer verdiğini şöyle açıkladı: "Tanju Okan'ın 'Kadınım' şarkısı gibi erkeklere ait eserler var. Çok ilginçtir kadınlar benden konserlerimde hep bu şarkıyı söylememi ister. Ben de bu kez farklı bir şey olsun ve kadınların erkeklere söylediği duygu dolu sözleri bir de erkek ifade etsin istedim."
Sanatçı; 'Kadın Şarkıları' isimli albümüne aldığı Sezen Aksu'nun 'Beni Unutma' şarkısının kendisi için derin bir anlam ifade ettiğini de belirterek, şunları söyledi: "Yıllar önce ağır bir hastalık geçirmiş, hastane odasında yatarken doktorum benden bir şarkı söylememi istedi. Konuşma zorluğu çekerken ağzımdan güçlükle çıkan şarkı Sezen'in 'Beni Unutma'sı oldu. Bu besteyi albümüme koyarken o anı yeniden yaşadım..."

Neleri söyledi?
* Sezen Aksu: 'Beni Unutma'
* Zuhal Olcay: 'Yalnızlığım'
* Özlem Tekin: 'Yazmamışlar'
* Şebnem Ferah: 'Deli Kızım Uyan'
* Ajda Pekkan: 'Ya Sonra'
* Aşkın Nur Yengi: 'Ayrılmam'
* Esmeray: 'Unutama Beni'
* Sertab Erener: 'Dargın Değilim'
* Ayla Dikmen: 'Aşk Defteri'
* Nükhet Duru: 'Beni Benimle Bırak'
* Nilüfer: 'Haram Geceler'
* Asya: 'Yoksun Sen'
(10.04.2006 tarihli Sabah'la Günaydın'dan)

07 Nisan 2006

MÜYAP ödülleri

Müzik dünyasındaki kriz, MÜYAP ödüllerine de yansıdı. Şimdiye kadar 300 bini aşan albümlere ödül verilirken, bu yıl üst limit 300 bin oldu. Üstelik bu sınıra ulaşmayı başaran sadece üç isim var; Sezen Aksu, İbrahim tatlıses ve Rafet El Roman.
Korsan kaset ve mP3'ler yüzünden hızla düşen albüm satış rakamları, MÜYAP'ı da yeni kararlar almaya itti. Daha önce her yıl 300 bin satış rakamını aşan yerli albümlere ödül veren MÜYAP, 2006 itibariyle satışı 100 bini aşan albümleri ödüllendirecek. Yeni yönetmeliğe göre 100 bin satanlar altın, 200 bin satanlar platin, 300 bini aşanlar ise diamond ödülü alacak.
Hızla düşen albüm satışları nedeniyle, diamond ödülünü almaya hak kazanan sadece üç isim oldu; Sezen Aksu, İbrahim Tatlıses ve Rafet El Roman... Üst sınırı aşan bu üçlü, ödül almaya hak kazanan diğer isimler gibi, 12 Nisan akşamı, "MÜYAP Türkiye Müzik Endüstri Ödülleri 2006"nın düzenlendiği 'Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nda ödüllerini alacak.
200 bin satanlar:
Ankaralı Namık, İsmail Yurtseven, Sibel Can...
100 bin satanlar:
Yalın, Alişan, Ceylan, Ferhat Göçer, Manga, Ebru Gündeş, Candan Erçetin, Latif Doğan, Uğur Arslan, Hasan Yılmaz, Zara, İzzet Yıldızhan, Deniz Seki, İzel, Lara, Şebnem Ferah, Zeynel ve Kenan Vardık, Kibariye, Hatice, Gökhan Özen, Berdan Mardini, Yavuz bingöl, Nilüfer, İntizar...

06 Nisan 2006

Kiraz Mevsimi

İki buçuk yıldan bu yana dördüncü albümü 'Kiraz Mevsimi' üzerinde çalışan Cenk Eren; Nazan Öncel ile çıktığı albüm yolculuğunu Sezen Aksu ile tamamladı. Yeni albümüyle birlikte müzik dünyasına yeni bir tanım da getiren Eren, şarkı okumalarında kendisine yardım eden Levent Yüksel'in adını, albümde 'Yorumcu Koçu' olarak geçirmiş. Eren, yorumculuk konusundaki iddiasını ise şöyle dile getiriyor: "Artık bu işte iyi olmak için sabahlara kadar tırnaklarımı yemiyorum!"
* Her yeni albüme bir Sezen Aksu şarkısı alınmalı mıdır?
Ben de her şarkıcı gibi Sezen'den şarkı söylemeyi çok istedim. Çünkü o çok özel bir kadın, bir fenomen. Şarkıyı istedikten sonra aradan bir ay geçti ve artık aramayacağını düşündüğüm bir gece yarısı beni arayıp "Şarkın hazır" dedi. Stüdyoda defalarca 'Kiraz Mevsimi'ni dinledik. Çok güzel bir şarkıydı. Çok da güzel bir hikayesi var: Bir gün Ayhan Bermek'in çiftliğinde yemek yiyorlarmış. Bermek, bahçeye kiraz ağaçları dikmekten bahsetmiş. Eşi 'fidan alalım' deyince, Ayhan Bermek "Ben ağacını dikeceğim, onların büyümesini bekleyemem, önümde kaç kiraz mevsimi kaldı ki?" demiş. Sezen de bu şarkıyı yapmış ve benim iyi yorumlayacağımı düşündüğü için bana vermiş. İlk defa 'çok iyi' diyebileceğim bir albümüm oldu.
* Önceki albümleriniz güzel değil miydi?
Televizyon programlarım ve sahnem çok başarılıdır, bunu biliyorum ama bunu albümlerine taşıyamamıştım. Yapılan prodüksiyonlar, seçilen şarkılar, çalışılan müzisyenler belki benimle çok örtüşmedi. Belki de benim o zamanki yorumum yeterli değildi.
* Onun için mi Levent Yüksel ile yorumcu koçu olarak çalıştınız?
Oyuncu koçunu biliyoruz da bu 'yorumcu koçluğu' nedir? Ben bu şarkıyı okuduktan sonra Sezen bana 'Sen çok güzel şarkı söylüyorsun' dedi. Bunu bana hayatım boyunca bir Sezen, bir de Nükhet söylemişti ki; ikisi de kolay beğenmez. O dönemde bir gün Levent Yüksel bana "Sen çok iyi bir şarkıcısın, neden bunun farkında değilsin?" dedi. Farkında değildim; çünkü kendime güvenmiyordum. Stüdyo ortamı beni çok sıkıyor. Orada rahat edemiyorum, istediğim gibi söyleyemiyorum şarkıyı. Bunları anlattım Levent'e o da bana "İçinde olan şeyi birlikte çıkaracağız" dedi ve çalışmaya başladık. 2.5 yıl çalıştım bu albüme. Dört şarkının okumasını Sezen, diğerlerini Levent yaptırdı. Tekniğini öğretti. Ben iddialı konuşmayı hiç sevmem ama artık evet, ben iyi bir şarkıcıyım. Hem de Türkiye'nin en iyi on erkek vokalinden biriyim. Bu kadar özel ve iyi insanın benim için bir araya gelmesi benim de kendime güvenimi artırdı. Nükhet ile dört yıllık sahne tecrübesi de çok faydalı oldu. Nükhet kimseyle boşa şarkı söylemez zaten!
(İpek Dural'ın 06.04.2006 tarihli Sabah'la Günaydın'daki Cenk Eren röportajından)

05 Nisan 2006

Sezen Aksu'ya Bakü'de büyük ilgi

Sezen Aksu’nun 30 Mart'ta Azerbaycan’ın başkenti Bakü’deki Haydar Aliyev Konser Sarayı’nda verdiği konser büyük ilgi gördü.
Konserine başlamadan önce, "Sevgili arkadaşlarım, sevgili diyorum, çünkü bizim bu dostluğumuz ömürlüktür" diyerek kısa bir konuşma yapan Aksu, iki halkın dilinin aynı olduğunu, ancak kendisinin bazı kelimeleri tam anlayamadığını söyledi.
Sevilen şarkılarından örnekler sunan Aksu’ya, yaklaşık 2 bin 200 kişilik salonu dolduran hayranları da zaman zaman eşlik etti, alkışlarla destekledi. Gazetecilerin kısa bir süre görüntü almasına izin verilen konser 2 saatten fazla sürdü.


10LAR'dan Xaber programındaki Sezen Aksu Bakü Konseri görüntüsünü izlemek için tıkla.

'Sezen Hanım her isteyene şarkı vermemeli'

* Sizin besteleriniz diğer meslektaşlarınızın albümlerinde yer almıyor. Siz mi vermiyorsunuz yoksa talep mi yok?
Öncelikli amacı para kazanmak olan meslektaşlarıma bestelerimi vermiyorum. Çünkü amacım para kazanmak değil. Sezen Aksu'nun yaptığı gibi kapımda yatan herkese beste vermem.
* Neden?
Sezen Hanım o kadar çok üretiyor ki, bütün bestelerini kendisi seslendiremeyeceği için meslektaşlarıyla paylaşıyor. Bunda yanlış olan ne? Özellikle Sezen Hanım'ın şarkı vereceği insanları özenle seçmesi gerekiyor. Çünkü kendisi bir değer, şarkıları da öyle. O değerli şarkılar kapısında yatan herkese dağıtılmamalı. Sezen Hanım, gerçekten bir Sezen Aksu şarkısı seslendirebilecek sese, müzik bilgisine, hayat felsefesine sahip; şarkılarını seslendirmeyi hak etmiş kişilere şarkı vermeli. Yaşı gereği artık mankenlikten para kazanamayacağı için 'haydi biraz da şarkıcılıktan para kazanayım' diye albüm yapanların Sezen Aksu şarkısı seslendirmesinin haksızlık olduğunu düşünüyorum. Sezen Hanım'ın kapısında yatarak bir şarkı koparanların kaçı acaba onun kadar sanatçıdır? Hangisi bir felsefeye sahiptir?
* Sizce şarkı alanlar ille de Sezen Aksu felsefesine sahip mi olmalı? Sezen Hanım için para acaba ne zaman öncelikli amaç olmuştur?
Ben kimsenin Sezen Aksu kadar sanatçı olmasını beklemiyorum zaten. Ama en azından öncelikli amaçları para olanların bir Sezen Aksu şarkısını seslendirmelerinin haksızlık olduğunu söylüyorum. Çünkü Sezen Hanım'ın şarkı verdiklerinin çoğunun öncelikli amacı para. Hal böyle olunca ortaya çelişkili bir durum çıkıyor. Hayatı boyunca öncelikli amacı para olmayan büyük bir sanatçının şarkı verdiği birçok kişinin öncelikli amacı para. Burada bir yanlışlık var. Sezen Hanım, Beyaz'a konuk olduğu zaman çok güzel mesajlar verdi ama telefonla bağlanıp birkaç soru sorarak kapısında yatan herkese şarkı vermesine itiraz ettiğimi dile getirmek istedim. Ama olmadı.
(Mehmet Çalışkan'ın 04.04.2006 tarihli Sabah'la Günaydın'daki Burcu Güneş röportajından)

Sezen Aksu da 'işkadını' oldu

Bir aydır Los Angeles'ta bulunan Sezen Aksu, ayağının tozuyla geldiği Türkiye'de kendine şirket kurdu. Daha önce 'Doğan Music Company' (DMC) şirketine bağlı olan sanatçı, sözleşmesini yenilemedi. Aksu, bundan sonra tüm çalışmalarını 'SN Müzik Yapım' adlı kendi şirketinden çıkaracak. 'SN', Aksu'nun ve kardeşi Nihat Yıldırım'ın adının baş harflerini temsil ediyor.
Nihat Yıldırım bugüne kadar Aksu'nun tüm konser, albüm ve özel geceler için anlaşmalarında mali işlerinden sorumlu isimdi. Şimdi de şirkete ortak oldu ve yine tüm mali işler onun kontrolünde olacak. Bu arada Aksu'nun 'Git', 'Gülümse', 'Işık Doğudan Yükselir', 'Sezen Aksu Söylüyor', 'Bahane' ve 'Deli Kızın Türküsü' adlı albümleri kapakları yenilenerek 'SN Müzik Yapım' etiketiyle piyasaya sürüldü.
(03.04.2006 tarihli Akşam'dan)
 8o  XMLº 
Blogwise - blog directory
Music Blog Top Sites
blog search directory
Blogarama - The Blog Directory
Proogle.de
Link Dünyası>
Technorati Profile